(818 S. K. m. 18)
Davacı H. vekili tarafından, davalı E. ve B. aleyhine 17.11.2003 gününde verilen dilekçe ile muvazaa nedeniyle taşınmazın tapu kaydının iptaline gerek kalmaksızın haciz ve satışına karar verilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 30.6.2004 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve davalı vekili 19.10.2004 günlü ek dilekçe ile duruşma isteminden feragat ettiğinden bu isteminin feragat nedeniyle reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, muvazaa nedeniyle taşınmazın tapu kaydının iptaline gerek olmaksızın haciz ve satışına karar verilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda, muvazaa iddiası ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden davacının davalı B'den olan alacağının tahsili için 15.4.2004 tarihinde icra takibine başladığı, davalı B'nin taşınmazlarının borca yetmemesi nedeniyle şirket hisselerinden tahsil edilebilmesi için işlemlerin devam ettiği sırada davalı B'nin kızı olan ve 18.8.2003 tarihinde onsekiz yaşını dolduran E. tarafından, davalı B'nin Yönetim Kurulu Başkanı olduğu B. Dış Ticaret AŞ'ce kaba inşaat olarak Garanti Bankası'ndan alınıp tamamlanan tripleks binanın 486.500.000.000 TL'ye satın alındığı görülmektedir. Davalı E'nin dava konusu daireyi alabilecek ekonomik güce sahip olduğunun ispatı için dosyaya sunulan ve yurtdışındaki taşınmazların kiralanması ve tarlaların işletilmesine ilişkin kira kontratlarının da adı geçen davalının onsekiz yaşını doldurduktan hemen sonra düzenlendiği görülmektedir.
Borçlar Kanunu'nun 18. maddesinde düzenlenmiş olan danışıklı işlem, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacı ile kendi gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak konusunda anlaşmalarıdır. Dava konusu olayda, davalı B hakkında icra takibine başlanmasından sonra takibi sonuçsuz bırakmak için henüz onsekiz yaşını doldurmuş olan kızı diğer davalı adına 486.000.000.000 TL'ye bina satın almıştır. Onsekiz yaşını henüz doldurmuş bir kişinin satın alma tarihine çok yakın tarihlerde yurtdışında yapılmış kira kontratları ile sağlayacağı gelir ile bu alımı yapmış olması yaşamın olağan akışına uygun değildir. Davalı B.'nin Yönetim Kurulu Başkanı olduğu şirket tarafından inşaatı tamamlanan binanın Garanti Bankası'ndan davalı E. adına satın alınması işlemi muvazaalıdır. Yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilmeden davanın kabulü gerekirken, iddianın kanıtlanamadığından davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy