(818 S. K. m. 41, 49)
Dava: Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 3/6/2004 gün ve 2004/5253-2004/7197 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK.nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı yüzde yüz beden gücü kaybı oluşacak şekilde yaralandığından kalıcı işgücü kaybı, bakıcı gideri ve manevi tazminat isteminde bulunmuş ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur. Yerel mahkemece istek kalemlerine hükmedilmiştir.
Kararın davalı tarafından temyizi üzerine kalıcı işgücü kaybı için istekten fazlaya hükmedildiği gerekçesiyle verilen karar dairemizce bozulmuştur. Yerel mahkeme, bozmaya uymuş, davacının hak kazandığı maddi tazminat miktarının belirlenmesi için yeni bir bilirkişi raporu alınmıştır. Hesaplama sonunda zararın ilk davada istenilenden fazla olduğu belirlenmiştir. Bunun üzerine davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğundan ikinci bir dava açmış ve eldeki dava ile birleştirilmiş ve yargılama sonunda her iki davada istenilen miktar hüküm altına alınmıştır.
Davalının temyizi üzerine dairemizce davacının ilk kararı temyiz etmemekle davalı yararına kazanılmış hak doğduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda önceki karardaki miktardan daha fazla miktarda tazminata hükmedilemeyeceği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Davacının ilk davada istediği miktar için hüküm kurulmuş olduğu için kararı temyiz etmemesini aleyhine yorumlamak mümkün değildir. Zira temyiz etse idi hukuki yararı bulunmadığı için temyiz dilekçesi reddedilecekti. Davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak istemde bulunmuş ve zamanaşımı süresi içinde ikinci bir dava ile diğer zararlarını istemiştir. Yerel mahkemece davacının isteminin hüküm altına alınması usul ve yasaya uygun olmakla verilen kararın onanması gerekirken yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş olması yanlıştır. Davacının bu nedenle karar düzeltme istemi kabul edilmiş ve bozma kararı kaldırılarak, yerel mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin kabulüne HUMK.nun 440-442. maddeleri uyarınca 3.6.2004 tarih Esas 2004/5253, Karar 2004/7197 sayılı bozma kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının ONANMASINA ve peşin alınan tashihi karar harcının istek halinde geri verilmesine 10.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy