(818 S. K. m. 45, 47)
Dava: Davacı Selma Bozkurt vd. vekili Avukat E. A. tarafından, davalı B. P. ve Ö. B. aleyhine 17.1.2002 ve 17.1.2002 gününde verilen dilekçeler ile asıl ve birleşen davada desteğin trafik kazasından kaynaklanan ölümü nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davada manevi tazminatın reddine, birleşen davada maddi tazminatın açılmamış sayılmasına dair verilen 13.5.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılardan Selma Bozkurt, Selda Bozkurt ve Hasan Bozkurt vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, asıl ve birleşen davada trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat atiye terkedildiğinden açılmamış sayılmasına, manevi tazminatın reddine karar verilmiştir. Kararı asıl dava davacıları Selma B., Selda B. ve Hasan B. temyiz etmişlerdir.
Davacıların babaları davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu ölmüştür. Davalı bu eyleminden dolayı ceza mahkemesinde (2/8) oranında kusurlu bulunup mahkum olmuştur. Asıl dava davacıları ve kararı temyiz eden çocukları bu olaydan dolayı manevi birleşen dava davacısı ve temyize gelmeyen çocuğa ise maddi ve manevi tazminat istemişlerdir. Tüm dosya kapsamına göre olayın gelişimi şu şekilde olmuştur; davacıların babaları ile anneleri 1998 yılında boşanmışlar ve davacılar babalarından ayrı yaşamaktadırlar. 19.9.1999 tarihinde saat 23.30 sıralarında ölen Nurettin Bozkurt'un alkol alıp ateş yaktığı, bu sırada kendisinin de yandığı; olay nedeniyle getirildiği Kırıkkale Devlet Hastanesine ambulansla sevkedildiği, ambulans görevlilerinin yaralıyı hastaneye teslim etmeden kapı önünde bırakıp gittikleri, Nurettin Bozkurt'un ertesi geceyi de sokaklarda ve alkol alarak geçirdiği, 21.9.1999 günü orta refüjde iken davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın önüne sırtüstü düşmesi ve aracın çarpması sonucu ölmüştür. Ceset 30.9.1999 tarihine kadar morgda kalmıştır.
Mahkeme olayın bu gelişimini dikkate alarak davacı çocuklarla ölen babaları arasında aile ve sevgi bağlarının kopuk olduğu, fiili bir bağ bulunmadığı tek başına kan bağının manevi tazminat için yeterli görülmediği gerekçesiyle istemi reddetmiştir. Davalı ceza mahkemesinde davacıların babalarının ölümüne sebebiyet vermek suçundan kusurlu bulunup mahkum olduğuna ve davacıların ölenin çocukları olduğu sabit olduğuna göre davacıların babalarının ölümünden önce ilgilenmemiş olmaları ve mahkemenin red için gösterdiği sebepler ancak manevi tazminatın miktarını etkiler ve indirim sebebi olabilir.
Anılan yön gözetilmeden istemin tümden reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 22.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy