(818 S. K. m. 49) (4721 S. K. m. 24, 25)
Dava: Davacı N. Demirel ve N. D. Atasagun vekili Avukat N.Çalışkan tarafından, davalı M. Medya Yay. A.Ş. ve diğerleri aleyhine 3.10.2003 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davalı Mustafa Kemal Yüksel hakkındaki davada karar verilmesine yer olmadığına, öteki davalılar hakkındaki davanın reddine dair verilen 3.6.2004 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 8.11.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat N. Çalışkan geldi, karşı taraftan davalılar adlarına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacılar vekili dava dilekçesinde, internet ortamında görüntülü yayın yapan Ofis TV kanalının 22 ve 23.9.2003 günlü yayınlarındaki haber bültenlerinde dava dışı A. Demirel'in cezaevinden ailesine gönderdiği ve davacı N. D. Atasagun'un kardeşi M. Demirel'e yazdığı mektupları yayınlayarak anayasal güvence altında bulunan özel yaşamın ve haberleşmenin gizliliği kuralının ihlal edilerek davacıların kişilik haklarına saldırıldığını belirterek manevi tazminat istemiştir.
Yerel mahkemece davalı Mustafa Kemal Yüksel hakkındaki davada karar verilmesine yer olmadığına, öteki davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı yanca temyiz edilmiştir.
Davaya konu yayınlar incelendiğinde, özel mektupların yayınlanmış olduğu ve mektupların içeriğinde davacı Neslihan Demirel'in özel hayatından da bahsedildiği görülmektedir.
Anayasa'nın 22. maddesinde herkesin haberleşme hürriyetine sahip bulunduğu, haberleşmenin gizliliğinin esas olduğu, hakim kararı veya kanunla yetkili merciin yazılı emri bulunmadıkça bu gizliliğe dokunulmayacağı hüküm altına alınmıştır. 20. maddesinde de herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip bulunduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulmayacağı belirtilmiştir. Ayrıca bu hak Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddelerinde koruma altına alınmıştır. Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde de saldırıya uğraması durumunda uygulanacak yaptırım belirtilmiştir. Belirtilen bu yasal düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere kişinin özel yaşamının ve haberleşmenin gizliliğine dokunulamaz. Kişinin sıfatı ve konumu ne olursa olsun rızası dışında kamuya açıklanamaz. Bunlar kişinin yaşamının gizli alanını oluşturur.
Somut olayda yayınlanan mektuplarla haberleşmenin ve özel yaşamın gizliliği ilkeleri ihlal edilerek davacıların kişilik haklarına saldırılmıştır. Yerel mahkemece bu yönler gözetilmeden davanın reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç : Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 400,00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 08.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy