(2330 S. K. m. 3)
Dava: Davacılar İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı vekili Avukat G. A. tarafından, davalılar S. D. ve N. Ç. aleyhine 24.12.2001 gününde verilen dilekçe ile rücuan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı N. Ç. yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne dair verilen 12.2.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yaralanan polis memurlarına 2330 sayılı Yasa gereği ödenen tazminat ve tedavi giderlerinin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece davalı N. Ç. hakkındaki davanın reddine, davalı S. D. hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Ceza mahkemesinde davalı N. Ç. de memura mukavemet suçundan mahkum olmuştur. Ceza mahkemesi kararına göre olayın gelişimi şu şekilde gerçekleşmiştir. Davalıların bayanlara sarhoş olarak sarkıntılık yapması üzerine çıkan kavgaya polis memuru İ. T.'un müdahale ederek davalı S. D.'i yakalayıp götürmek isterken, davalı N. Ç. anılan polis memurunun gömleğinden ve kolundan asılarak davalı S. D.'in kurtulmasını sağlamış ve davalı S. D. bu polis memuruna yumrukla vurmuştur. Daha sonra davalılar polis otosuna alınmış ve davalı S. D. burada polis memuru F. S.'e kafa atarak onu da yaralamıştır.
Olayın yukarıda açıklanan oluş biçimi dikkate alındığında davalı N. Ç.'in eyleminin diğer davalının eylemine katkıda bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde davalı N. Ç.'in de sorumluluğuna karar verilmek gerekirken, onun yönünden davanın reddedilmiş olması bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına, 26.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy