(2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı TEDAŞ Antalya Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğü vekili Avukat K. Yağdır tarafından, davalı T. Açıkalın aleyhine 4.7.2003 gününde verilen dilekçe ile icra takibine itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.2.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dava, kaçak kullanılan elektrik bedelinin alınması için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kabul edilmiştir. Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir. Ancak icra takibine yaptığı itirazda; söz konusu adresteki yerin kendisi tarafından kullanılmadığını, burasını kullananın Y. Ö. Şener olduğunu, kaçak elektriğin de onun tarafından kullanıldığını ve kaçak elektrik kullanmaya devam ettiğini, bundan dolayı da onun tarafından TEDAŞ'a senet verildiğini, borcun kendisi ile ilgisinin bulunmadığını belirtmiştir.
Davalının bu savunması incelenmelidir. Davacının iddiasını kanıtlaması gerekir. Davacının tüm kanıtları sorulup toplandıktan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması bozma nedenidir.
2- Kabul biçimine göre de;
Dava konusu alacak miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirmediğinden likit (muayyen) olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değildir.
Ayrıca icra takibinde %70 oranında faiz istenmiş ise de dava konusu alacak, haksız eylemden kaynaklandığından alacağa yürütülecek faiz yasal faiz olmalıdır.
Öte yandan takibe konu kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan tazminat miktarı, davacı tarafından düzenlenen elektrik tarifesinde yazılı usullere göre belirlenmiş olup, bu hesaplama şeklinde aboneler için uygulanan yöntemden farklı ve cezalı bir hesaplama tarzı benimsenmiştir. Bu tarz yöntemle hesaplanan kaçak elektrik bedeli yanında 6183 sayılı Yasada öngörülen oranlarda gecikme zammı hesabı yapılarak bunun da tazminat miktarına dahil edilerek ayrıca KDV matrahında gözetilmemiş olması da doğru değildir. Karar bu nedenlerle de bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 03.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy