(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı S. Esen tarafından, davalı F. Kalabalık aleyhine 16.1.2002 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanmadan dolayı tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulüne dair verilen 11.11.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem sonucu yaralanmadan kaynaklanan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü hüküm altına alınmış, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 74. maddesi gereğince yargıç, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacı, davalıya ait aracın kendisine çarpması sonucu yaralandığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik zararı, sigortaca karşılanmayan tedavi giderleri ile 250.000.000 lira manevi tazminatın faiziyle davalıdan alınmasını istemiştir. Davacı faizin başlangıç tarihini bildirmediğine göre, istediği tazminatlara dava gününden itibaren faiz yürütülmesini istediği benimsenerek, hüküm altına alınan tazminatlara o tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekir.
Diğer yandan, davacı, dava dilekçesinde uğradığı zararın karşılığı olarak 250.000.000 lira manevi tazminat istemiştir. Davacının bu istemi gözetilerek somut olaya uygun bir miktarda manevi tazminat takdiri gerekirken, davacının istemi aşılarak 800.000.000 lira manevi tazminata hükmedilmiş olması da doğru değildir.
Yerel mahkemece anılan yönler gözetilmeyerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 74. maddesine aykırı biçimde, istek aşılmak suretiyle fazla manevi tazminata hükmedilmesi ve hükmedilen tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının 1 sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy