(2464 S. K. m. 67) (2004 S. K. m. 134)
Dava : Taraflar arasındaki tellaliye harcının iadesi davasından dolayı yerel mahkemece verilen kararın; dairemizin 10/0612004 gün ve 2004/6909-2004/7653 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı vekili Avukat EŞ. tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK'nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, fazla ödendiği iddia edilen tellaliye harcının iadesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilerek dairemiz tarafından onanmıştır. Davalı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Taşınmaz, davacıya ihale edilmiş, 1.050.000.000.- Lira tellaliye harcı 18.03.2002 tarihinde davacı tarafından yatırılmasına rağmen gayrimenkulün Katma Değer Vergisi yatırılamadığından ihale İcra müdürlüğü tarafından feshedilmiştir. Satış memuru tarafından gayrimenkul İcra İflas Kanunu'nun 133. maddesi gereğince yeniden satışa çıkarılmış dava dışı A'ya aynı bedelle ihale edilmiş, 1.050.000.000.- Lira tellaliye harcı 19.08.2002 tarihinde ikinci defa ihaleyi alan tarafından davalı kuruma yatırılmıştır. Davacı, feshedilen ilk ihale nedeniyle yatırdığı tellaliye harcının iadesine karar verilmesini davalıdan istemiş, istemin ret edilmesi üzerine bu davayı açmıştır.
Tellaliye harcı, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 67. maddesinde düzenlenmiş olup gerçek veya tüzel kişiler tarafından her ne suretle olursa olsun her çeşit menkul ve gayrimenkul mal ve mahsul satışı tellallık harcına tabidir. İhalenin feshedilmesi halinde tellaliye harcının iade edileceği konusunda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Somut olayda davalı, ihale sırasında tellaliye hizmeti yürütmüştür. Bu hizmetinin gereği olarak da tellaliye ücreti almıştır. İhalenin feshedilmiş olması bu hizmetin yapılmadığı sonucunu doğurmaz. Şu durum karşısında yapılan hizmet karşılığı olarak tellaliye harcının ödenmesinde bir usulsüzlük olmayıp, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Bu itibarla davalının karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: HUMK'nun değişik 440 ve 442. maddeleri uyarınca karar düzeltme isteminin kabulüne, dairemizin 10.06.2004 gün ve 2004/6909 Esas - 2004/7653 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve karar düzeltme isteyen davalıdan önceki onama kararımızla alınan harç ile peşin alınan tashihi karar harcının istek halinde geri verilmesine 22.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy