(818 S. K. m. 43)
Dava: Davacı Mehmet Yinelek ve diğerleri vekili Avukat irfan İnanöz tarafından, davalı Bayındırlık ve İskan Bakanlığı vd. aleyhine 30.10.2003 gününde verilen dilekçe ile eski hale getirme bedelinin tahsilinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 8.7.2004 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 19.7.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat Sema Göktürk ile karşı taraftan davacı vekili Avukat İrfan İnanöz geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava eski hale getirme bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacılar davalılar tarafından 17 Ağustos 1999 depremi sonrasında birinci sınıf tarım arazisi olan taşınmazlarına el atılarak stabilize dökülüp yapılan beton zemin üzerine prefabrik konutlar yapıldığını, daha sonra prefabrik konutların kaldırıldığını, ancak taşınmazın eski hale getirilmemesi nedeniyle mahkeme kanalıyla yaptırdıkları tespite dayanarak eski hale getirme bedelinin ödetilmesini istemişlerdir. Davalılar davacıların taşınmazına deprem sonrası el atılarak prefabrik konut alanı olarak kullanıldığını, şahıs arazilerinin eski hale getirme işlemlerinin idare tarafından yapılacağını belirterek bu işlemin yapılabilmesi için süre istemiş ancak yargılama sırasında yerel mahkemece eski hale getirme işleminin tedbir kararı nedeniyle yapılamadığından davanın reddini savunmuştur.
Dava konusu taşınmaz tapuda tarla niteliğindedir. Davacılar taşınmazlarının eski hale getirilmesini yani tarım arazisine dönüştürülmesini talep etmişlerdir. Yargılama sırasında yapılan keşif sonrası sunulan 3.5.2004 tarihli bilirkişiler raporunda taşınmazın Belediye mücavir imar planı içinde kaldığı, etrafının meskun mahal olup yola cepheli olduğu, belediye hizmetlerinden yararlandığı arsa niteliğini taşıdığından tarım arazisine dönüştürülmesinin fiili ve hukuki olarak mümkün olmadığı bildirilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgeler ile Kocaeli Bayındırlık Müdürlüğü yazısından da tarım arazisine dönüştürülmesinin ekonomik olmadığı anlaşılmaktadır.
Davalılar, davacıların taşınmazına deprem nedeniyle el koymak zorunda kalmış, bunun karşılığında davacılara kira bedeli ödenmiştir. Davalıların eylemi kamu hizmeti niteliğinde olup taşınmazın halen tarla olarak kullanılmasının ekonomik olmayacağı ifade edildiğine göre toprağın ekime hazırlanması, yeni toprak serilmesi, gübreleme vs. işlemlere gerek olmadığı anlaşılmaktadır. Böyle bir talebin objektif iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığı açıktır. Kaldı ki idarenin eski hale getirme girişimleri davacılar tarafından tedbir yoluyla durdurulmuş olduğundan eski hale getirme talebinde samimi olduklarından da söz edilemez.
Yerel mahkemece olayın gelişimi, tarım arazisi nitelikli tarlanın belediye hizmetlerinden yararlandırılmış olması, getirilen bu hizmetler nedeniyle taşınmazın değer kazandığı ve mücavir imar planı içine alınmış ve etrafının meskun mahal haline dönüşmüş olması nedeniyle arsa niteliğini kazanmış olmasından dolayı hükmedilecek miktardan belirlenecek oranda indirim yapılması, bu oranın nesnel olarak belirlenmesi mümkün olmaz ise Borçlar Kanunu'nun 43. maddesi gözetilerek indirim uygulanması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeksizin bilirkişi raporunda belirlenen eski hale getirme bedelinin tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davalılar yararına takdir olunan 400,00 YTL. duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine, 19.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy