(818 S. K. m. 101)
Dava: Davacı Ş. Güneş tarafından, davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü aleyhine 9.5.2000 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 2.6.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Davalının temyiz itirazına gelince; dava, asıl alacak ve işlemiş faizinin ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, üçüncü kişiden olan alacağının tahsili için başlattığı icra takibi sırasında borçlunun, davalıdaki alacağı üzerine haciz konulmuş olmasına rağmen davalının davacıya değil de borçluya ödemede bulunduğunu ileri sürerek alacağının ödetilmesini istemiştir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş ise de yargılama sırasında yapılan inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir. İcra takibi sırasında davacı, borçlunun davalıdan kamulaştırma bedelinin artırılmasına ilişkin olarak alacağı bulunduğunu belirterek haciz yazısı yazılmasını 26.6.2002 tarihinde istemiş, icra müdürlüğünce aynı gün davalıya yazılan yazıda; borçlunun tezyidi bedel alacağı üzerine haciz konulduğu yazılmış ise de bu yazının davalıya tebliğ olunduğu tarihin araştırılması, bu bağlamda haciz işleminden sonra davalının hacze rağmen icra dosyasına değil borçlusuna ödeme yapıp yapmadığının belirlenmesi, şayet haciz yazısının tebliğ tarihinden sonra davalı ödeme yapmışsa bu ödemenin davacıya karşı haksız olduğunun kabul edilmesi gerekir. Diğer bir anlatımla davanın kabul edilebilmesi için davalının haciz tarihinden sonra borçluya ödeme yaptığının belirlenmesi gereklidir. Mahkemece bu yönde bir belirleme ve araştırma yapılmadan hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2- Davacının temyizine gelince; mahkemece, davacının işlemiş faiz hesabı konusunda bilirkişi incelemesini istemediği ve hesabın hakim tarafından yapılması gerektiğine ilişkin beyanı ile hesaplamanın teknik bir iş olduğu gerekçe gösterilerek faiz istemi hakkında ret kararı verilmiştir. Asıl alacağın, işlemiş faizinin belirlenmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenebilecek niteliktedir. Açıklanan nedenle bu kalem istemin yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir. Şu durumda mahkemece, icra takibinde istenen asıl alacak miktarına davalının üçüncü kişiye ödeme yaptığı tarihten itibaren yasal faiz hesabı yapılarak belirlenecek miktara hükmedilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 1 nolu bentte gösterilen nedenle davalı yararına; 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle de davacı yararına BOZULMASINA ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine, 05.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy