(4721 S. K. m. 164)
Dava: Davacı A. Gülenç vekili Avukat N.r Doğruyol tarafından, davalı D. Gülenç aleyhine 8.8.2003 gününde verilen dilekçe ile davacının bir tüccara sattığı malın bedelinin, davacının müşterek evi terk etmesinden sonra, davalı karısı adına havale edilmesi nedeniyle malın bedelinin tahsilinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 1.6.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, resmi nikahlı eşi olan davalı ile 23 yıllık evli olduklarını, ancak kendisinin müşterek evi terk ettiğini ayrı yaşamaya başladıklarını, fıstık ticareti ile uğraştığını belirterek kendisinin daha önceden bir tüccara sattığı malın bedelinin bu tüccar tarafından davacının evini terk etmesinden sonraki bir tarihte davalı eşi adına bankaya havale edildiğini, sattığı ürünün bedelinin kendisine ait olduğu halde davalı eşi tarafından tahsil edildiğini belirterek bu paranın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı ise kendisi adına bankaya gönderilen bu parayı tahsil ettiğini ancak davacının bilgisi dahilinde, tarafların bir arada bulunduğu dönemde evlenen müşterek kızlarının çeyiz borçlarını ödemek için harcadığını savunmuştur.
Mahkemece davalının bu parayı, davacı kocasının rızası ve bilgisi dahilinde müşterek kızlarının çeyiz borçlarının ödenmesinde kullandığının anlaşıldığı, yapılan bu harcamanın ahlaki bir görevin ifası niteliğinde olduğundan davacının bu parayı isteyemeyeceği gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
Davacı, müşterek kızlarının tüm çeyiz giderlerini kendisinin yaptığını, ödenmesi gereken bir çeyiz borcu bulunmadığını belirterek kendisine ait olan ancak davalı tarafından tahsil edilen bu parayı istediğine göre bu yön üzerinde durularak dava konusu bu paranın gerçekten tarafların müşterek kızlarının çeyiz borçlarının ödenmesinde harcanıp harcanmadığına ilişkin olarak müşterek çocuğun evlenme tarihi, çeyizine ilişkin olarak ne gibi menkul mallar alındığı, satın alma ve ödeme belgeleri, kimlerden veya hangi işyerlerinden satın alındığı ve benzeri konularda tarafların gösterecekleri tüm delillerin toplanarak iddia ve savunmanın ayrıntılı biçimde incelenip değerlendirilmesi ve varılacak uygun sonuç çevresinde bir karar verilmesi gerekirken mahkemece sadece soyut tanık beyanlarına dayanılarak eksik inceleme sonucu verilen karar doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 05.10.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy