(818 S. K. m. 18) (2004 S. K. m. 283)
Dava: Davacı A. Kızal ve diğerleri vekili Avukat S. Aktaş tarafından, davalı C. Arslan aleyhine 26.2.2004 gününde verilen dilekçe ile danışıklılık iddiasına dayalı traktör satışının iptali ve A. Kızal adına tescilinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 12.5.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, BK. 18. maddesinden kaynaklanan danışıklılık iddiasına dayalı traktör satışının iptali ve A. Kızal adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece muvazaa iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiş, karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, desteklerinin 23.10.2003 tarihinde dava dışı A. Kızal tarafından öldürüldüğünü, A. Kızal hakkındaki ceza yargılamasının devam ettiğini, anılan davada müdahil olup tazminat istediklerini ve mahkemece yapılan yazışmalar sonunda A. Kızal'ın (60 .. 083) plakalı traktörünü olaydan dört gün sonra 27.10.2003 tarihinde cezaevinden verilen vekaletname ile davalıya sattığının bildirildiğini belirterek anılan satış işleminin muvazaalı olduğunu iddia ederek anılan satış işleminin iptalini ve davalı adına olan trafik kaydının iptali ile satıcı A. Kızal adına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece satış değerinin gerçek değere yakın olduğu, senede bağlı sözleşmeye karşı muvazaa iddiasının yazılı delille kanıtlanabileceği ve olayda muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Dosya kapsamına göre davacıların desteğinin A. Kızal tarafından 23.10.2003 tarihinde öldürüldüğüne dair ceza davasının derdest olduğu ve sanık A. Kızal'ın kendisine ait traktörü olaydan dört gün sonra 27.10.2003'de davalıya cezaevinden verdiği vekaletname ile noterden yapılan kat'i satış sözleşmesi ile davalıya sattığı anlaşılmıştır. Dinlenen davacı tanıkları devir tarihinden sonraki tarihlerde de A. Kızal'ın oğlu tarafından traktörün kullanıldığını gördüklerini belirtmişlerdir. Yine Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan mali-içtimai durum araştırmasında 6.1.2004 tarihli tutanakla A. Kızal'ın traktörü olduğu belirtilmiştir. Bu bağlamda satış işleminin danışıklı olduğu ve amacın davacıların muhtemel tazminat alacaklarını tahsil etmelerini engellemek olduğu sabit olmuştur. Bu haliyle istem kabul edilip İİK. 283. maddesi gereğince davalı adına olan kaydın iptaline mahal olmadan davacıların traktörün haciz ve satışını isteyebilmesine şeklinde karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 13.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy