(2709 S. K. m. 28) (4721 S. K. m. 24, 25) (818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı G.Y. vekili Avukat M.H.B. tarafından davalı S. Yay. Hiz. A.Ş. aleyhine 17.5.2002 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.4.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava, kısmen kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir.
Davacı, 6.5.2002 tarihinde S. TV.'de yayınlanan haber bülteninde gerçek dışı yayın yapıldığını, davacının PKK Örgütü ile ilişki içerisinde olduğu izlenimi yaratıldığı, böylece halkın husumetine maruz bırakıldığını ileri sürerek tazminat istemiştir. Yerel Mahkeme davayı kısmen kabul etmiştir.
Anayasa'nın 28. maddesinde düzenlenen "Basın Özgürlüğü" ilkesinin özel hukuk alanındaki sınırlaması MK'nın 24-25 ve BK'nın 49. maddeleridir. Basının olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma, yönlendirme yetki ve sorumluluğu vardır. Bunun içindir ki, basının yayın yaparken yaptığı yayından dolayı hukuka aykırılık teşkil edecek olan eylemi, genel olaylarındaki hukuka aykırı eylemlerden farklılık taşır. İşte bu farklılık ve ayrık durum gözetilerek yapılan yayının hukuka aykırılık veya uygunluk sınırı belirlenmelidir. Basın dışındaki bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğu kabul edildiği durumlarda basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.
İşte basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Ancak basın özgürlüğü ile kişilik değerleri karşı karşıya geldiğinde, çatışan iki değer aynı zamanda korunamayacağına göre, somut olaydaki olgular itibariyle birinin diğerine üstün tutulması gerekir. Bunun sonucunda da, daha az üstün olan yarar, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için hukuk düzenince korumasız kalmasının uygun olacağı kabul edilecektir. Basının haber verme görevini yerine getirirken kullanacağı bu hakkın özel hukuk alanındaki sınırı; gerçeklik, güncellik, kamu yararı, toplumsal ilgi ve konu ile ifade arasındaki düşünsel bağlılık kuralları olarak belirlenmiştir. Haber verme bu sınırlar içinde kullanıldığı sürece hukuka uygundur. Bu unsurlardan biri olan gerçeklik, verilen habere ya da anlatılmak istenen amaca ve hedefe konu olan içeriğin, yayın sırasında olayla ilgili durumuna uygunluğudur. Diğer bir anlatımla, gerçeklik, somut gerçeklik olmayıp haberin verildiği andaki beliriş biçimine, görünürdeki gerçeğe uygunluktur.
Davaya konu 6.5.2002 tarihli yayın, 4.5.2002 tarihinde dava dışı Işık TV'de yayınlanan habere ilişkin olup bu haber kaseti 6.5.2002 tarihinde Ankara 2 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi'ndeki oturumda sanık F.G. vekili tarafından mahkemeye sunulmuş, DGM'ce 4.5.2002 tarihli yayına ilişkin kaset alınıp dosyaya konulmuş, aynı gün akşam davalıya ait televizyonda F.G. davasında sürpriz bir gelişme yaşandığı F.G.'nin avukatları tarafından 4.5.2002'de Işık TV'de yayınlanan haberin kayıtlarının mahkemeye verildiği belirtildikten sonra mahkeme kayıtlarına da geçen bu kasetten görüntüler yayınlanmıştır. Kaldı ki, bu kaset nedeniyle davacı ve yöneticisi olduğu vakıf hakkında soruşturma yapılmış, yapılan aramalarda yayını doğrular tarzda evrak, kayıt ve dokümanlara rastlanmış, hatta hazırlık tahkikatı yapılmış olması da yayının görünürdeki gerçekliğe uygun olduğunun kabulünü gerektirir.
Şu durumda, yayının hukuka aykırılığından söz edilemeyeceğine göre, davanın tümden reddi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy