(3568 S. K. m. 9, Geç m. 3/a)
Dava: Davacı Maliye Bakanlığı vekili Avukat Semra K. tarafından, davalı Mehmet Ç. aleyhine 31.10.2003 gününde verilen dilekçe ile davalının Yeminli Mali Müşavirler Odasından kaydının silinmesi ve mühürün iadesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 13.7.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, gümrük kontrolörü olan davalının yeminli mali müşavirlik ruhsatı almak için başvurduğunu, 3568 sayılı Yasanın 9 ve geçici 3/a maddesindeki koşulları taşımadığından talebinin reddedildiğini, bu işlemin iptali için davalının idare mahkemesine dava açtığını, davanın lehine sonuçlandığını, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğince (TÜRMOB) davalıya 01.10.1996 tarihinde mali müşavirlik ruhsatı verildiğini, Maliye Bakanlığı'nca da 25.11.1999 tarihinde yeminli mali müşavirlik mührünün teslim edildiğini, idare mahkemesi kararının karar düzeltme aşamasında Maliye Bakanlığı lehine sonuçlanıp davanın reddedilerek kesinleştiğini, Odalar Birliğince mührün iadesinin sağlanamadığını, davalı tarafından da rızaen teslim edilmediği belirtilerek davalıda bulunan mali müşavirlik mührünün iadesi ile davalının İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odası çalışanlar listesinden silinmesine karar verilmesi istenmiştir.
Davalı ise, oda çalışanlar listesinden silinmediği sürece işine devam edeceğini ve mührü iade etmeyeceğini, Maliye Bakanlığı'nın mesleki faaliyetinin durdurulmasına ilişkin işlemine karşı da idari yargıya başvurduğunu, gümrük kontrolörlerinin yeminli mali müşavir olabileceği yönünde Danıştay 8. Dairesi'nin olumlu-olumsuz kararları olduğundan Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'na dava açıldığını bu dava sonuçlarının beklenmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalıya verilen Yeminli Mali Müşavirlik ruhsatının henüz iptal edilmediği, bu nedenle kaydının silinmesi ve mührün iadesinin mümkün olmadığı gibi davacının dava açma yetkisinin bulunmadığı, bu yetkinin Yeminli Mali Müşavirler Odasına ait bulunduğundan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yeminli Mali Müşavirlik ruhsatı verilmesi isteminin reddine ilişkin işlemin iptali için idari yargıya açılan davayı davalı, Maliye Bakanlığı'na yöneltmiştir. Buna göre Maliye Bakanlığı'nın da bu davayı açması yerindedir.
Mahkemece davalıya verilen Yeminli Mali Müşavirlik ruhsatının henüz iptal edilmemiş olması nedeniyle kaydının silinmesi ve verilen mührün iadesinin bu aşamada mümkün olmadığı belirtilmiş ise de idari yargı kararıyla davalının Yeminli Mali Müşavirlik ruhsatı almaya hak kazanmadığı olgusu kesinleşmiştir. Bu nedenle ayrıca ruhsatın iptali gerekmemektedir.
Mahkemece işin esasının incelenerek hüküm kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 30.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy