(818 S. K. m. 42)
Dava: Davacı Ahmet İ. vekili Avukat Elvan Türker K. tarafından, davalı A. Akrilik Kimya San. A.Ş. aleyhine 22.3.2000 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 22.6.2004 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 13.12.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat Mert Er K. ile karşı taraftan davalı şirket vekili Avukat Oğuz G. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, davalı şirkete ait fabrikadan çevreye sızan Akrolonitril maddesinin zehirli etkisi nedeniyle yakınındaki taşınmazlara girilememesinden kaynaklanan ürün zararının tazminine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiştir.
Fabrikada gaz sızıntısı başlattıktan sonra idari mercilerce önlem olarak çevredeki kişiler bölgeden uzaklaştırılmıştır. Davacı taşınmazı geniş bir alanı kaplamakta olup bazı kısımları fabrika arazisine çok yakın bazı kısımlarının ise 650 metre uzaklıkta olduğu keşif sırasında belirlenmiştir. İl Kriz Merkezi Komisyonu 4.9.1999 tarihli kararı ile fabrikaya 500 metre uzaklıktaki ürünlerin önlem olarak tüketilmemesi gerektiğini belirtmiştir. Fabrikadan çevreye yayılan madde çok uçucu ve havada buharlaşabilen bir madde olup sağlığa zararlı ve zehirlidir. Davacı taşınmazlarının fabrikaya olan yakınlığı gözetildiğinde, davacının böyle bir ortama girip ürünlerinin bakımını yapmak ve onları toplamakta tereddüt etmesi doğaldır. Hiç kimseden böyle riskli bir çevrede çalışma yapması beklenemez. Bu nedenle komisyon kararının davacıyı kapsamadığı söylenemez. Kaldı ki taşınmazın bir kısmı da 500 metrelik mesafe içindedir. Davalı da davacının bir kısım zararını daha önce rızaen ödemiştir.
Şu durumda davacının zarar gördüğünün kabulü ile zarar kapsamının belirlenmesi, gerekirse zarar kapsamının belirlenmesinde BK.nun 42. maddesi hükmü gözetilerek sonucuna göre bir karar vermek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 450,00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davalı şirkete yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 13.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy