(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 281, 286) (YHGK. 18.10.2006 T. 2006/4-678 E. 2006/667 K.)
Dava: Davacı Seyfi G. vekili Avukat İsmail M. tarafından, davalı Mehmet Y. vd. aleyhine 12.11.2001 gününde verilen dilekçe ile maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 9.3.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, trafik kazasından doğan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, hangi sürücünün ışık ihlali yaptığının belirlenemediği, tarafların bu konuda yeterli delil ibraz edemediklerinden dolayı ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde, trafik kaza tutanağına dayanılmış ancak olayın meydana geldiği sırada trafik ışıklarının durumundan bahsedilmemiştir.
Yine davalı tarafın savunmalarında da ışık durumundan hiç söz edilmemiştir.
Dava konusu olayda, davalının sevk ve idaresindeki kamyonla seyir halinde iken ışık kontrollü dörtlü kavşağa geldiğinde sağındaki yoldan kavşağa giren davacının kullandığı araçla çarpışması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir. Trafik kaza tutanağında, olayın meydana geldiği kavşakta trafik lambası mevcut olduğu gösterilmiş olmasına rağmen kaza sırasında ışık durumunun nasıl olduğu, hangi sürücünün kırmızı ışık ihlali yaptığı konusunda bir açıklama yapılmamış olup olay yeri kontrolsüz kavşak olarak değerlendirilerek geçiş önceliğine uymama kuralını ihlal eden davalı sürücünün asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Davanın yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunda; trafik kaza tutanağının yukarıda açıklanan biçimi ile ciddi bir kanıt özelliğini taşımadığı kabul edilerek ışık ihlalinin hangi sürücü tarafından yapıldığı belirlenememiş olsa dahi her iki sürücünün de kavşağa girerken hızlarını azaltmadıkları, kendilerine yeşil ışık yanmış olsa bile kavşakta daha dikkatli olmaları gerektiğinden her iki sürücünün de % 50 şer oranında kusurlu oldukları belirtilmiştir. Davalı taraf, bu bilirkişi raporuna itiraz etmeyerek mahkemeyi daha fazla meşgul etmemek için kusura ilişkin raporda belirtilen hususları mahkemenin takdirlerine bırakıyoruz şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkemece bilirkişi raporunda çözüm üretmek amacıyla taraflara kusur izafesi yapıldığından bahisle anılan bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.
Trafik kaza tutanağında, trafik lambasının gösterilmiş olması olay sırasında bu lambaların faal durumda olduğu anlamına gelmez. Kaldı ki ışık ihlalinin kimin tarafından yapıldığı hususu uzman bilirkişi mütalaası ile de çözümlenemez. Yine yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda taraflara eşit oranda kusur izafe edilmiş olup davalı bu bilirkişi raporuna itiraz etmemiştir. Tüm bu olgular gözetildiğinde meydana gelen olayda davalı yanın sorumluluğunun bulunduğu açıktır. Mahkemece yukarıda açıklanan yönler gözetilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 19.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy