(818 S. K. m. 49) (4721 S. K. m. 4)
Dava: Davacı Münevver Uçar vekili Avukat Ekrem Sezen tarafından, davalı Nuri Gülmez ve Sadife Uçar aleyhine 13.2.2002 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı Nuri Gülmez hakkındaki davanın reddine, diğer davalı Sadife Uçar hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.5.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı Sadiye Uçar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı Sadife Uçar'ın tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının, davalılardan Nuri Gülmez'e yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı, davalılardan Sadife Uçar hakkında manevi tazminat isteminde bulunurken; bu davalının davacı ile diğer davalı Nuri Gülmez'in ilişkileri olduğu yönünde dedikodu yapması nedenine dayanmıştır. Diğer davalı Nuri Gülmez hakkında ise davacının, bu davalının eşi hakkında iftira suçundan dolayı açtığı şahsi ceza davasında davalı Nuri Gülmez'in tanık olarak verdiği beyanlarından dolayı kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu iddiası ile manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davalı Sadife Uçar yönünden davanın kısmen kabulüne ve diğer davalı Nuri Gülmez yönünden ise, adı geçen bu davalının eşi hakkında açılan ceza davasında tanık olarak verdiği beyanlarının savunma hakkı kullanımı niteliğinde olduğu, beyanlarına itibar edilemeyeceği gerekçesi ile onun hakkındaki istemin reddine karar verilmiştir. Karar, davacı ve davalı Sadife Uçar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Nuri Gülmez, davacının, onun eşi hakkında açtığı şahsi ceza davasında tanık olarak dinlenilmiş ise de tanık olarak verdiği beyanlarında bildiklerini değil, bizzat kendisinden kaynaklanan bilgileri açıklamıştır. Adı geçen davalının beyanlarında geçen açıklamalar, özel yaşamla ilgili olup gizli kalması gereken bilgilerdir. Kaldı ki davalı ceza davasında yeminsiz olarak dinlenilerek sanık olan eşini korumaya yönelik beyanları ile davacının kişilik haklarına saldırıda bulunmuştur. Şu durumda mahkemece bu davalı hakkındaki istemin reddedilmiş olması doğru görülmemiştir. Karar bu nedenle bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacının diğer davalı Sadife Uçar'a yönelik temyiz itirazına gelince;
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan işte, davalının sözlerinin ağırlığı ve yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Mahkemece daha üst düzeyde takdir olunacak manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davalı Sadife Uçar'ın temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 19.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy