(1086 S. K. m. 39) (818 S. K. m. 47)
Dava: Davacı A. Doğan vekili Avukat M. A. Köksal tarafından, davalı M. FM sahibi Y. Med. Rek. Hiz. A.Ş. aleyhine 15/10/2001 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair verilen 24/9/2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece Y. Medya Rek. Hizm. A.Ş. hakkındaki dava pasif husumet yokluğundan reddedilmiş, P. Prod. Hizm. A.Ş. hakkındaki davanın ise husumet değiştirilemeyeceği gerekçesiyle usul yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı davacı temyiz etmiştir.
Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıldığı iddiası ile açılmıştır. Mahkemece işin esasına girilmeden yayının yapıldığı Metro FM adlı radyonun sahibinin RTÜK'den gelen yazıya göre P. Prod. Hizm. A.Ş. olduğu, davanın ise radyo sahibi olarak Y. Medya Rek. Hizm. A.Ş. aleyhine açıldığından bu şirkete husumet düşmediği; yargılama sırasında davacı P. Prod. Hizm. A.Ş.'yi davaya dahil ederek dava dilekçesini tebliğ ettirmiş ise de husumet değiştirilmesi mümkün olmadığından P. Prod. Hiz. A.Ş. hakkında da usul yönünden istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde radyonun sahibi olarak Y. Medya Rek. Hizm. A.Ş. ni dava etmiştir. RTÜK'den gelen cevabi yazıda M. FM adlı radyonun sahibinin P. Prod. Hiz. A.Ş. olduğu bildirildiğinden davasını bu defa P. Prod. Hizm. A.Ş ye yöneltmiştir. Burada temsilcide yanılma söz konusu olup, hasımda yanılmada olduğu gibi davanın reddi gibi bir sonuç doğurmaz. Bu gibi durumlarda davaya devam edip uyuşmazlığı esastan çözmek gerekir. Zaten dosya içerisindeki belgelerden davacının radyonun sahibi P. Prod. Hiz. A.Ş. ye 7.2.2002 tarihli oturumdaki ara kararı uyarınca dava dilekçesini tebliğ ettirdiği anlaşılmaktadır.
Anılan yön gözetilmeden yargılamaya devam edilip uyuşmazlığın esastan karara bağlanması yerine davanın pasif husumet yokluğundan ve usulden reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 27.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy