(1086 S. K. m. 237, 440, 441, 442) (4616 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 6.7.2004 gün ve 2004/2254-2004/8964 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK'nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın reddine ilişkin karar dairece onanmış, onama kararının düzeltilmesi davacı tarafından istenilmiştir.
Davacı, askerlik görevini yapan davalının kusurlu eylemi nedeniyle askeri araca verdiği zararın tazminini istemiştir. Yerel mahkemece bu konuda kesinleşmiş yargı kararı bulunduğundan dava kesin hüküm nedeniyle reddedilmiştir. Dosyadaki belgelerden davalının KKK. 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nde Hizmette Tekasül Sonucu Harp Malzemesini mühimce Hasara Uğratmak suçundan yargılandığı ve 21.9.2000 tarih 2000/350-569 sayılı ilamıyla mahkumiyete ve dava konusu kurum zararının ödetilmesine karar verildiği, ancak kararın kesinleştirilmediği ve 22.12.2000 günlü Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 4616 sayılı Yasa ile 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenen suçlardan dolayı şartlı salıverilmeye, dava ve cezaların ertelenmesine dair kanundan yararlanmak üzere dosyanın yeniden esasa kaydedilerek bu kez 27.12.2001 tarih 2001/1434-1638 sayılı kararı ile davalının suç teşkil eden eylemi nedeniyle 4616 sayılı kanun gereği sanık hakkındaki kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelendiği, sanığa ödettirilmesine karar verilen hazine zararının ve harcın saklı tutulmasına, kararın kesinleşmesini müteakip takip ve tahsili için dosyadan ilgili evrak suretlerinin çıkartılarak muhakemat müdürlüğüne gönderilmek üzere Askeri Savcılığa tevdiine karar verilmiştir. Şu durumda ertelemeye ilişkin karar sadece ceza mahkumiyetini kapsamış olup, tazminat konusunda bir karar verilmediği ve tahsilinin bu dava ile istendiği anlaşılmıştır. Eylemli olarak tazminata dair ilk kararın kesinleştirilmediği ve ertelemeye karar verilmekle infaz kabiliyetinin olmadığı da anlaşılmakla işin esasına girilerek varılacak sonuca göre karar vermek gerekirken, davanın kesin hüküm nedeniyle reddi doğru olmayıp kararın bozulması gerekirken onanmış bulunduğundan davacının karar düzeltme istemi HUMK. nun 440-442. maddeleri uyarınca kabul edilmeli, onama kararı kaldırılmalı ve karar gösterilen nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Davacının karar düzeltme isteğinin kabulüne, onama ilamının kaldırılmasına ve kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, 10.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy