(4721 S. K. m. 25) (5680 S. K. m. 17)
Dava: Davacı D.T. A.Ş. vekili Av. A.T.Ç. tarafından, davalı O.E. ve M.S. aleyhine 08.01.2003 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle 20.000.000.000 lira manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece 2.000.000.000 liralık kısmının kabulüne dair verilen 16.10.2003 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili taralından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 26.10.2004 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Av. M.K.G. ile karşı taraftan davacı şirket vekili Av. H.Ö. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar nicelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, yayın; yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, kararı davalılar temyiz etmiştir. Davacı şirket davalıların sorumlu yazı işleri müdürü ve yazan olduğu Cumhuriyet Gazetesi'nin 07.07.2002 tarihli nüshasında "Mustafa Taşar'dan" başlıklı yazı ile kişilik haklarına saldırıldığını yayında adı geçen S. Plazayı inşa eden ve satan firmanın kendileri olduğunu belirterek tazminat isteminde bulunmuşlardır. Yerel mahkemece öz biçim dengesi bozulduğu, davacı firma hakkında "arazi mafyası" denildiği için dava kısmen kabul edilmiştir. Davaya konu edilen yayında açık biçimde davacının adı geçmemektedir. Her ne kadar yayına konu yapı davacı şirketin işletmesine ait ise de, bu yerin yapımı ve kullanımı nedeniyle pekçok davaların açılmış olması, çok sayıda yargı kararı bulunması ve nihayetinde bunların davacı yararına sonuçlanması davalının bunu kabul etmesi sonucunu doğurmaz. Davalı taraf yayında yapının çevreyle olan uyumsuzluğunu dile getirmektedir, Yargı kararları ile yapının yasaya uygun olması davalıların bunu kabul etme zorunluluğunu doğurmadığından ve eleştiri hakkı kullanıldığından davacının kişilik haklarına saldırıdan söz edilemez. Yayında kullanılan "arazi mafyası" nitelemesi de yayının tümü gözetildiğinde davacıya yönelik bulunmadığından dava reddedilmek gerekirken kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA ve temyiz eden davalılar vekili için takdir olunan 375.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesini ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy