(4721 S. K. m. 24) (818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Bahadır B. vekili Avukat Osman B. tarafından, davalı S. Kardeş ve diğerleri aleyhine 19.7.2002 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.3.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili ve davalı H. Tarhan tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına yönelik saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, Çerkezköy Haber Gazetesinin 10-16 Haziran 2002 tarihli sayısında Çerkezköy SSK rant kapısı mı? başlıklı haber nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu yayın incelendiğinde; Davalı H. Tarhan'ın oğlunun Başhekim olan davacı tarafından bademcik rahatsızlığı nedeniyle muayene edildikten sonra acil olarak ameliyat edilmesi gerektiği ancak ameliyatı özel hastanede ve sağlıklı bir ortamda gerçekleştirebileceğini söyleyerek ücret istediği, davalı H. Tarhan'ın Başhekim yardımcısına başvurarak istenilen parayı ödeyecek güçlerinin olmadığını anlatması üzerine SSK Samatya Hastanesine sevk edildikleri ancak sevk evraklarına acil ibaresi düşülmediğinden anılan hastane yetkililerinin acil bir durum olmadığını belirterek üç ay sonrasına ameliyat tarihi vererek gönderildikleri, davacının kendine rant sağlamak için böyle bir uygulama yaptığı ve anestezi uzmanı olmayan hastanede sağlık hizmetlerinin yerine getirilemeyeceği belirtilerek yetkililer göreve çağrılmıştır.
Dosyadaki belgeler ve tarafların yeminle dinlenen tanıklarının anlatımlarından; davalı H. Tarhan'ın küçük oğlunu bademciklerinden rahatsızlanması üzerine davacının muayenehanesine götürdüğü, muayenesinden sonra durumunun acil olduğunu, böbrek ve kalp romatizmasına yol açabileceğinden iki üç gün içinde ameliyatın olması gerektiğini ancak SSK Hastanesinde Anestezi uzmanı olmadığından ameliyatı dışarıda özel bir sağlık kuruluşunda yapılması gerektiğini söylediği, istediği ameliyat ücretini ödeyemeyecek durumda olan hasta yakını davalı H. Tarhan'ın SSK Hastanesi başhekim yardımcısı olan ve tanık olarak dinlenen Ömür D.'e durumu anlattığı ve çocuğun İstanbul Samatya SSK Hastanesine sevkinin yapıldığı, hastanede acil durumlarda yapılan ameliyatlarda dışarıdan anestezist çağrılarak ameliyatın gerçekleştirildiği ancak aciliyetin takdirinin hekime ait olduğu, davalının oğlunun sevk evrakına acil kaydı düşülmemesi nedeniyle Samatya Hastanesinde de ameliyatın gerçekleşmediği ve uzak bir tarihe gün verilerek gönderilmeleri üzerine gazete sorumluları olan davalılara durumun anlatıldığı ve dava konusu haberi yayınlandıkları anlaşılmaktadır.
Yayın bütün olarak değerlendirildiğinde SSK Hastanesindeki Sağlık Hizmetlerindeki aksaklıklar hakkında değer yargısında bulunulduğu, eleştiri niteliğindeki yayında davacının kişilik haklarına yönelik saldırıdan söz edilemeyeceği açıktır. Dava konusu yayında hukuka aykırılık söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 10.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy