(818 S. K. m. 60) (765 S.K. m. 102, 482) (4721 S. K. m. 24)
Dava: Davacı-karşılık davalı Gazi Büyükpınar vekili Avukat Oğuz Kitapçı tarafından, davalı-karşılık davacı Zeliha Kartalcı aleyhine 2.9.2003 gününde verilen dilekçe ile davalı-karşılık davacı Zeliha Kartalcı tarafından da 22.9.2003 tarihinde verilen dilekçeyle haksız eylem sonucu kişilik haklarına saldırıdan dolayı karşılıklı olarak manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne, karşılık davanın ise zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 10.12.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşılık davacı Zeliha Kartalcı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı aleyhine 600.000.000 TL tutarlı tazminat sorumluluğuna karar verilen bölüme ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle kararın bu bölümü onanmalıdır.
2- Davalının karşılık davcı sıfatıyla açtığı ve zamanaşımı nedeniyle reddedilen davaya ilişkin temyiz itirazına gelince; davalı-karşılık davacı, davacı-karşılık davalının ...şerefsiz orospu, ben senin kötülük (ahlaksız bir kadın olduğunu) yaptığını yayacağım ve bu evi sana sattırıp bu evden çıkarttıracağım. Sen ise bana hiçbir şey yapamazsın benim raporum var, ayrıca benim polis kardeşim var, uzman çavuş kardeşim var, seni bir gecede dağa kaldırırız, sen benimle uğraşamazsın orospu biçiminde sözler söyleyerek kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davaya konu edilen olayın 10.6.2002 gününde gerçekleştiği, eldeki davanın ise 22.9.2003 tarihinde açıldığı, Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesinde belirlenen bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği benimsenerek istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı ise, zamanaşımı süresinin geçmediğini ileri sürerek kararın bozulması isteminde bulunmuştur.
Borçlar Yasası'nın 60/2. maddesi gereğince, suç sayılan bir eylemden dolayı tazminat davası açılması durumunda, ceza davasının bağlı olduğu ceza (uzamış) zamanaşımı süresi uygulanır. Davacı-karşılık davalıya yöneltilen eylem Türk Ceza Yasası'nın 482. maddesinde tanımlanan suç niteliğinde bulunduğundan, aynı Yasa'nın 102/4. maddesi gereğince olayda uygulanacak zamanaşımı bir yıl olmayıp beş yıl olduğundan, olay ve dava günlerine göre zamanaşımı geçmemiştir.
Yerel mahkemece, işin esası incelenerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmek gerekirken, zamanaşımı nedeniyle davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazının 1 sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddiyle, kararın o bölümünün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy