(2918 S. K. m. 2, 3) (1086 S. K. m. 7, 27)
Dava: Davacı G. vd. vekili Avukat EB. tarafından, davalı TCDD Genel Müdürlüğü aleyhine 05.11.1999 gününde verilen dilekçe ile davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu aracı ile hemzemin geçitte davalı tarafa ait trenle çarpışması sonucu ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın görev yönünden reddine dair verilen 06.07.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacılar, davalının hukuka aykırı davranmak suretiyle desteklerinin ölümüne neden olduğunu belirterek, maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemişlerdir. Mahkemece, davanın idari yargı yerinde bakılması gerektiği belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Dosyadaki kanıtlara göre davaya konu edilen zarar doğuran eylemin, Devlet Demir Yolları'nın, karayolu ile kesiştiği hemzemin geçit ( demiryolu geçidi )olarak isimlendirilen noktada meydana geldiği tartışmasızdır. Tartışmalı olan yön böyle bir noktada oluşan kaza sonucu doğan hukuki uyuşmazlığın adli yargı yerinde mi, yoksa idari yargı yerinde mi çözümleneceğidir.
Bu bakımdan, davaya konu olan olaya, 2918 Sayılı Yasa hükümleri çevresinde çözüm getirilmesi gerekmektedir.
Anılan yasanın 2. maddesinde hiçbir ayrık durum gösterilmeden kanunun karayollarında meydana gelen trafik olaylarında uygulanacağı belirtildikten başka bu kural biraz daha genişletilerek aynı maddenin ( a )ve ( b )fıkralarındaki durumlarda da uygulanabileceği öngörülmüştür. Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, akaryakıt servis istasyonları gibi yerler ile birlikte ve özellikle karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerlerde de uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Yine aynı yasanın 3. maddesinde yasanın uygulanmasında göz önünde tutulması gereken tanımlar içinde "demiryolu geçidi" ( hemzemin geçit )tanımı da verilmiş ve bunun karayolu ile demiryolunun kesiştiği bariyerli ve bariyersiz geçit olduğu ifade edilmiştir.
Açıklanan şu yasal düzenleme itibariyle, karayolu üzerinde meydana gelen eylemlerden doğan olayların yarattığı uyuşmazlıkların çözüm yerinin adli yargı olacağı yasanın düzenleniş biçiminden açıkça anlaşılmaktadır. Hemzemin geçit karayolu ile tren yolunun kesiştiği bir geçit olarak, o kesimin veya o noktanın Devlet Demir Yoluna ait olduğu sonucunu doğurmayacağı gibi, o noktada meydana gelen eylemin karayolu dışında oluştuğu sonucunu da doğurmaz. Bu bakımdan hukuka aykırı eylemin 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası kapsamında yer alan karayolu üzerinde meydana geldiği kabul edilmeli ve uyuşmazlığın aynı yasa gereğince adli yargıda sonuçlandırılması gerektiği sonucuna varılmalıdır.
Açıklanan nedenlerle uyuşmazlığın Karayolları Trafik Yasası'ndaki hükümler uyarınca çözümlenmesi gerektiği, anılan yasanın kapsamındaki eylemlerden doğan uyuşmazlıkların çözüm yerinin de adliye mahkemeleri olduğu düşünülerek işin esasına bakılarak varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy