(4721 S. K. m. 24)
Dava: Davacı Gülser B. vekili Avukat Atilla M. tarafından, davalı Yeniçağ Gaz. İmtiyaz sahibi Ahmet Ç. ve Ahmet Y. aleyhine 28.1.2004 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.9.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı Yeniçağ Gazetesinin 19.2.2003 tarihli sayısında yayınlanan Belalı hemşeri başlıklı yayın nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuş, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu yayında davacının görevi ile ilgili olarak açıklamalara yer verildiği, Turizm Bakanı Erkan Mumcu döneminde Turizm Bakanlığı Personel Daire Başkanlığı görevine getirildiği, bu görevlendirmenin bakan ile hemşerilik ilişkisinden kaynaklandığı ve mal varlığındaki aşırı artışın hesabını veremediği ve ceza aldığı anlatılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının rüşvet ve yolsuzlukla mücadele kanununa aykırı davrandığı, mal bildiriminde bulunmadığı gerekçesiyle hakkında soruşturma açıldığı ve 21.6.2002 tarihinde bu nedenle görevden alınarak APK uzmanlığına atandığı, davacının işlemin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açtığı ve yayın anında yayında yer alan olaya ilişkin davanın devam ettiği anlaşılmaktadır. Gazetecilik hakkının sınırlarından ilkini ve belki de en önemlisini oluşturan gerçeklik, haberin ve bir olaya dayanan eleştiride olayın gerçeğe uygun olmasını ifade eder. Ancak buradaki gerçekliğin somut gerçeğe değil olayın haberin verildiği andaki beliriş biçimine uygunluk şeklinde anlaşılması gerekir. Yayının ancak olayın maddi gerçekliği saptandıktan sonra verilebileceği kabul edilecek olursa haber vermek hakkı sınırlandırılmış olur.
Davacı hakkında yayındaki nedenlerden idari soruşturma yapılmış olduğu ve bunun sonucunda davacının görevden alındığı ancak yayından sonra verilen idare mahkemesi kararı ile davacının görevden alınmasına ilişkin işlemin iptal edildiği anlaşılmaktadır. Açıklanan olgular gözetildiğinde dava konusu yayının görünür gerçeğe uygun olduğu, hukuka aykırılığın gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Davanın reddedilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 17.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy