(4721 S. K. m. 24) (818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Cengiz Türker vekili Avukat Lokman Okumuş tarafından, davalı Kazım Erden Özsoy aleyhine 24.2.2004 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle açılan manevi tazminat davasının yargılaması sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.7.2004 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, yayın yoluyla hukuka aykırı olarak kişilik haklarına saldırı iddiasına dayanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
12.12.2003 tarihinde yayınlanan Erzincan Sivil Toplum Kuruluşları Birliği 2004 Yerel Seçim Öncesi Bildirgesidir başlıklı açıklamada davacının Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olarak adı ve imzası yer almıştır. Bildirge içeriğinde, adayların; ...21. Yüzyıl Belediyecilik anlayışını kavramış, atılgan, cesaretli, değişime açık, gerek fiziksel görünümde, gerekse düşünsel görünümünde halkın bütünlüğünü kucaklayan ülkesi ve milleti için şehrül-eminliğin temel felsefesini kavramış olması gerektiği belirtilmiştir.
Bunun üzerine, davalı sahibi olduğu Önsöz Gazetesinin 23/12/2003 tarihli sayısındaki köşe yazısında bu bildirgeyle ilgili değerlendirmelerde bulunmuştur. Davalı, bildirgede imzası bulunanları kasdederek özetle; ...Belediyecilik anlayışını kavramış, atılgan cesaretli, değişime açık, gerek fiziksel görünümünde gerekse düşünsel görünümünde halkın bütününü kucaklayan... ifadelerinin aklı başında geçinen, siyasi partilere akıl veren, yol gösteren açıklamaları yapanlar olarak nasıl yaptığınızı anlamış değilim. Fiziksel görünüm kavramının ardındaki niyetin ne olduğunu ben ve Erzincanlılar anlıyor da bir tek siz anlamıyorsunuz herhalde. ... Bir insanın fiziksel kusurlarının olması bu memleketi geri götürmez. Ancak ve ancak böylesine fiziksel görünümü dert eden özürlü düşünceler geri götürür...
Memleket severliğini, samimi bulmadığımı, bu şahısların memleketseverliğinden şüphe ettiğimi, Erzincan, Erzincan Üniversitesi ve Erzincan'a hizmet gibi bir kaygı taşımadıklarına inandığımı herkese buradan haykırıyorum; sizler siyasi rant peşinde koşuyorsunuz beyler. Toplumun çıkarları adı altında mahalli idarecilik tiplemesi çiziyor, kendinize yer yapmaya çalışıyorsunuz Eğer belediye başkanlığına oynayacaksanız, başkalarına kusur bulmayınız. İnsanların fiziksel kusurlarını bahane edip çıkar sağlamayınız.
Bugün sağlam olanların yarın fiziksel kusurlarla karşı karşıya gelmeyeceklerine senetlerimi var?
Önemli olan insani duygulardan ve akıldan özürlü olmamaktır.... Şeklinde ifadeler kullanılmıştır.
Davalı bir gazeteci olarak bildiri içeriğinde yer alan, fiziksel görünümünde halkın bütününü kucaklayan sözleri ile, halen görevde olan ve fiziksel özürlü bulunan belediye başkanın kastedildiğini düşünerek özürlü bir kimsenin belediye başkanlığı yapamayacağı ya da başarılı olamayacağı görüşüne katılmadığını ifade etmek amacıyla dava konusu edilen makaleyi yazmıştır.
Davalı, dava konusu edilen yazıda, bildirgede yer alan Belediye başkanlığı için fiziksel görüntünün önemli olduğu biçimindeki değerlendirmeye katılmadığını, fiziksel kusurun (fiziksel özürün) önemli olmadığını, önemli olanın, insanı duygulardan ve akıldan özürlü olmamak olduğunu savunmuştur. Yazı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacıya yönelik olarak insani duygulardan ve akıldan özürlü suçlamasında bulunmuş değildir. Dava konusu yazının yazılmasına halen görev yapmakta olan belediye başkanının fiziksel özürlü bir kişi olması da gözetildiğinde, bildiride yer alan belediye başkanlığı için fiziksel görüntünün önemli olduğu anlamındaki sözler neden olmuştur. Yazıda davalının davacıya hakaret etme kastı ve amacı da yoktur. Davalı, bir gazeteci olarak basın özgürlüğü sınırları içinde bu konudaki düşüncelerini açıklarken eleştiri hakkını da kullanmıştır. Belirtilen nedenlerle, dava konusu yazı ile davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu kabul etme olanağı bulunmadığından, davanın reddine karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 22.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy