(1086 S. K. m. 437)
Dava: Davacı Zafer Aydınlı vekili Avukat Niyazi Sevinç tarafından, davalılar Yaşar Aksoy vd. aleyhine 7.10.1996 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.6.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Cemil Üzer vekili Avukat Abdullah Doğruyol tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, davalılardan Yaşar Aksoy ve Hamit Çelik'ten satın almış olduğu derilere davalı Cemil Üzer'e ait olduğu gerekçesiyle el konulmuş olması nedeniyle derilerin bedelini istemiştir. Yargılama sırasında ise talebini değiştirerek derilerin aynen teslimini talep etmiştir. Davaya davalıların yokluğunda devam edilmiş olduğundan talebin değiştirilmesine cevap verilmemiş ve sonuçta derilerin davalı Cemil Üzer'den alınarak davacıya aynen teslimine karar verilmiştir.
Dava konusu derilerin davalı Cemil Üzer tarafından İstanbul'dan bedeli ödenerek satın alınarak iş yerinin bulunduğu Antakya'ya kamyonları ile nakletmeleri için diğer iki davalıya teslim edildiği, ancak onların derileri Antakya yerine Gerede'ye getirerek davacıya satmış oldukları anlaşılmaktadır. Davalı Cemil Üzer derilerin nakli için tutulan diğer iki davalıya derileri teslim eden kişi değildir. Sipariş yolu ile bedelini ödeyip satın aldığı deriler satıcı tarafından Yaşar Aksoy ve Hamit Çelik'e teslim edilmiştir. Bu durumda davalı Cemil Üzer'in derilerin davacıya satılmasında bir ihmali veya özensizliği olduğu söylenemez. Diğer taraftan mahkemece davacının iyi niyetli alıcı durumunda olduğu kabul edilmişse de dava dosyası içindeki delil ve belgelerden dava konusu 10.750 kilogram miktarındaki derinin olay tarihindeki faturalı değerinin 14.000.000.000 lira olmasına rağmen davacı tarafından 800.000.000 liraya ve kısmen faturasız kısmen de geçerliliği belirsiz fatura ile satın alındığı anlaşılmaktadır. Bu durum ise davacının derileri, gerçek değerinden daha düşük bir fiyatla satın almış olduğu kuşkusunu doğurduğundan davacı davalı Cemil Üzer karşısında iyiniyetli sayılamaz. O halde derilerin bedelinin Cemil Üzer'den değil diğer iki davalıdan tahsil edilmesi gerekir. Yerel mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan ve usul kurallarına aykırı biçimde davanın devamı sırasında değiştirilen talep doğrultusunda Cemil Üzer aleyhine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 21.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy