(1086 S. K. m. 74, 83)
Dava: Davacı M.A. ve diğerleri vekili Avukat İ.Ş. tarafından, davalı Sakarya EDM aleyhine 25.1.1999 - 8.12.1999 gününde verilen dilekçeler ile asıl ve birleşen davada elektrik çarpması sonucu yaralanma nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davada karar ittihazına yer olmadığına dair verilen 28.09.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, elektrik çarpması sonucu yaralanmadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, asıl davadaki ıslah dilekçesi ile istenen miktarlar birleşen davadaki istenen miktarları da kapsayıp asıl davada hüküm altına alındığından birleşen davada karar ittihazına yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir.
Davacı M.A.'ın elektrik çarpması sonucu yaralanması nedeniyle 25.01.1999 tarihinde açılan ilk davada M.A. için beden gücü kaybı, bakıcı gideri, tedavi ve protez giderinden oluşan maddi tazminat ile manevi tazminatın olay tarihinden faizi ile birlikte tahsili isteminde bulunulmuştur. Daha sonra M.A. için 18.12.1999 tarihinde açılan ikinci davada 30 milyar TL. beden gücü kaybı, 5 milyar TL.'de bakıcı giderinin olay tarihinden faizi ile birlikte tahsili istenmiştir. Bundan sonra alınan maluliyet ve hesap bilirkişi raporları üzerine zararın daha fazla olduğu anlaşılınca 03.12.2001 günlü ıslah dilekçesi ile davacı M.A. için daha önce iki davada istenen miktarlar da belirtilerek ve bunlar düşülmeden beden gücü kaybı tazminatı istemi 107 milyar TL'ye, bakıcı gideri istemi de 61 milyar TL'ye çıkarılmıştır. Ancak bu dilekçede faiz istenmemiştir. Mahkemece dilekçede istenen miktarlara olay tarihinden itibaren faiz uygulanarak tazminata hükmedilmiştir. Davacı ıslah dilekçesinde faiz istememişse de davalı temyiz dilekçesinde bu miktar için faizin dilekçe tarihinden verilmesi gerektiğini belirterek ıslah dilekçesi ile istenen miktarlar için ıslah dilekçesi tarihinden faiz kabul etmiştir. Bu durumda, mahkemece ıslah olarak nitelenen ancak ayrı bir dava dilekçesi olan dilekçede faiz istemi olmadığı halde toplam tazminat miktarı üzerinden olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değilse de bu giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HUMK.nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) nolu bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının (B) şıkkı 1. bendinden 106.955.541.732 TL. olarak kabulü ile sözcük dizisi çıkarılarak 30.200.000.000 TL'nin yazılmasına, 1. ayrıca 76.755.541.732 TL'nin ıslah tarihi olan 3.12.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline yazılmasına; hükmün (B) şıkkının 2. bendinden 60.444.088.808 TL olarak kabulü ile sözcük dizisinin çıkarılarak yerine 5.100.000.000 TL'nin yazılmasına, aynı bende ayrıca 55.344.088.808 TL'nin ıslah tarihi olan 3.12.2001 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline yazılmasına, itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy