(818 S. K. m. 49) (4721 S. K. m. 4)
Dava: Davacı G. vekili Avukat M.A. tarafından, davalı S. aleyhine 25.03.2002 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle 3.000.000.000.- Lira manevi tazminat istenilmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; 1.500.000.000.- Lira manevi tazminatın takdirine dair verilen 08.09.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı, davalının hukuka aykırı olarak yaptığı yayın nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını ileri sürmek suretiyle manevi tazminata ve karar özetinin de yayınına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiştir. Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde hakimin tazminatın ödenmesi yerine diğer bir yaptırıma veya ilave bir yaptırımı öngören bir karar verebileceği gibi, saldırıyı kınayan bir hüküm de kurabileceği öngörülmüştür. Medeni Kanun'un 4. maddesinde ise yasanın takdir hakkı tanıdığı durumlarda hakimin somut olaydaki olguları gözeterek hak ve adalete göre karar vereceği düzenlenmiştir.
Açıklanan şu düzenlemeye göre hakimin davaya konu olan uyuşmazlıkların çözümünde, yaptırımın türünü serbestçe takdir edebileceği ancak bu yaptırımın somut olay itibariyle hak ve adalete de uygun olması gerektiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu edilen olayda, mahkemece istenen tazminatın kısmen hüküm altına alınması ile, davalıların hukuka aykırı eylemlerinin sabit olduğu belirlenmiş, böylece hem hukuka aykırılığın saptanmış olması ve hem de yararına tazminata hükmedilmekle davacının tatmin duygusu sağlanmış bulunmaktadır. Somut olayın özelliğine, haberin verilişinden bu yana uzun bir sürenin geçmiş bulunmasına ve Borçlar Kanunu'nun 49/2. maddesindeki ölçüler esas alındığında ayrıca yayına da karar verilmiş olması uygun görülmemiştir. Ne var ki bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen (2) nedenlerle, hüküm fıkrasında 3. bendinde yer alan "Hüküm özetinin Y. Gazetesi'nde yayınlanmasına" sözcük dizisinin çıkarılmasına davalının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddi ile kararın düzeltilen şeklinin ONANMASINA peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy