(1086 S. K. m. 38)
Dava: Davacı A. Başaran vekili Avukat Filiz T. tarafından, davalı M. Akbolat ve H. Küpeli aleyhine 20.12.2002 gününde verilen dilekçe ile davalılar elindeki aracın davacıya ait olduğunun tespiti ve tesliminin, bu olmazsa bedelinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 1.7.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı M. Akbolat vekili ile davalı H. Küpeli tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı M. Akbolat'ın temyiz itirazları reddedilerek hakkındaki hüküm onanmalıdır.
2- Davalı H. Küpeli'nin temyiz itirazlarına gelince, davacının elinde iken haksız biçimde alınan otomobilin bedeli istenmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karar davalılarca temyiz edilmiştir.
Dava konusu otomobil trafikte davalı H. Küpeli adına kayıtlı iken resmi olmayan harici satışlarla el değiştirmiş ve en son davalı M. Akbolat tarafından yine resmi olmayan satış ile davacıya satılarak teslim edilmiştir. Bundan sonra rızası dışında gelişen olaylarla araç davalının elinden alınmış ve dava dışı üçüncü kişiye resmi yolla satışı yapılarak trafikte onun adına devri de gerçekleşmiştir. Görüldüğü gibi aracı davalıya adi belge ilen satan kişi davalı H. Küpeli değildir. Aracı diğer davalıdan mülkiyetin geçmesini sağlamaya yetmeyen adi belge ile satın almıştır. Bu nedenle, ancak kendisine geçersiz satışı yapmış olandan zararını isteme hakkı vardır. Aracın kayıt maliki olan davalı H. Küpeli ile davacı arasında herhangi bir aşamada gerçekleşmiş hukuki ilişki de söz konusu olmadığından, aracı elinde bulunduran son kişiye resmi satış işlemini yapmış olmasında da hukuka aykırı bir unsur yoktur. O halde H. Küpeli hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekir. Yerel mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan adı geçen davalı aleyhine de hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte gösterilen nedenle hükmün davalı H. Küpeli yararına BOZULMASINA, davalı M. Akbolat'ın temyiz itirazlarının ise (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddi ile onun hakkındaki hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı M. Akbolat'a yükletilmesine ve davalı H. Küpeli'den peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 05.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy