(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Cafer U. vekili Avukat Gökhan E. tarafından, davalı Mehmet Ö. aleyhine 7.11.2002 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 28.9.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalı ile aynı mevkide olan üzüm bağının davalının pamuk tarlasını sularken kaçırmış olduğu su nedeniyle zarar gördüğünü belirterek tazminat isteminde bulunmuş, davalı kendisinden kaynaklanan bir zararın mevcut olmadığını, davacının hendekleri toprak ile doldurularak asma dikmesinden ve su tahliyesinden kaynaklandığını savunmuş, yerel mahkemece yargılama sırasında yapılan iki keşif sonrası alınan bilirkişi raporundaki belirlemeler esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının dava açmadan önce iki kez mahkeme kanalıyla tesbit yaptırdığı görülmektedir. Anılan tesbitler sonrası sunulan kroki ve raporlardan davalının taşınmazının pamuk ekili olup sulandığı, sulanan tarladaki fazla suyun tarlanın orta kısmına yakın bir yerde yol altına döşenen menfezden geçerek davacının bağının doğu sınırına ve buradan da bağın güney sınırındaki traktör dönüş yeri olarak bırakılan boşluğa ulaştığı ve burada biriken suyun taşarak bağın iç kısımlarına doğru ilerleyerek zarar verdiği anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında keşifler sonrası düzenlenen raporlarda ve krokilerde ise davacı bağının güney doğu köşesinde biriken suların döşenen tahliye büzü ile DSİ'nin T.11 tahliye kanalına boşaltıldığı, mevcut koşullarda davalının tarlasından akan suların davacının tarlasına zarar vermeyeceği belirtilmiştir. Ancak tesbit sırasında gelen suyu DSİ kanalına bağlayan büzler raporda belirtilmemiş ve krokide yer almamış olduğu görülmektedir. Bu nedenle anılan tahliye büzünün yapılma tarihi ve tesbit sırasında bulunup bulunmadığının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 08.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy