(1086 S. K. m. 413)
Dava: Davacı M. Çalışkan vekili Avukat Ali T. tarafından, davalı Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü aleyhine 19.11.2003 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.10.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Dava tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklanan zararın ödetilmesine ilişkindir. Davacının murisi Ş. Çalışkan dava dışı Konstantin L. adlı şahıstan 26.3.1960 tarihinde Balatçık Köyü Esentepe mevkiindeki 1624 nolu taşınmazı satın almıştır. Ancak tapuda işlem yapılırken muris 1621 parseli almış gibi işlem yapılmıştır.
Dava dışı ve 1621 parsel maliki olan A. Tanıç tarafından muris Ş. Çalışkan aleyhine 1621 nolu parselin kendisi tarafından 21.11.1959 tarihinde satın alınmış olması nedeniyle tapu iptali davası açılmış ve kabul edilmiştir.
Davacı murisi Ş. Çalışkan öldüğünden kararı temyiz etmiş ve ölü kişi hakkında dava açılamayacağı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. Yargıtay bozma kararına uyan yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. 1621 parsel maliki A. Tanıç tarafından bunun üzerine davacı ve diğer varisler hakkında açılan tapu iptali ve tescil davası kabul edilerek tapunun iptali ile A. Tanıç adına tesciline karar verilmiştir. Davacının bu davanın konusunu oluşturan tapu iptali ve tescil davalarının yargılaması sırasında yapılan masraflar anılan davalar kapsamında çözümlenmesi gereken hususlar olup ayrıca bir dava ile istenemez. Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeksizin tapu iptali ve tescil davaları nedeniyle ödenen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hüküm altına alınmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine, 08.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy