(818 S. K. m. 41, 42, 49)
Dava: Davacı Ramazan Çapar vekili Avukat Burhan Amman tarafından, davalı Abdullah Bakır vd. aleyhine 14.8.1997 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 2.7.2003 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının, ıslah dilekçesindeki istemine ilişkin olarak verilen hükme yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece ıslah dilekçesi ile istenen tazminat miktarının zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının tedavi-ilaç ve yol gideri için istediği masrafın, belgelerle ispat edilememiş bulunmasından dolayı reddine, daimi iş göremezlik zararı olarak 300.000.000 lira maddi tazminat ile 180.000.000 lira manevi tazminatın tahsiline dair hüküm kurulmuştur. Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
a )Dava dilekçesinde, açılan ceza davası sonucunda davalının 6/8 oranında kusurlu olduğunun belirlenerek cezalandırılmasına karar verildiği açıklanmış ve bu kusur oranına göre toplam 400.000.000 lira maddi tazminat istenmiştir. Davacı daha sonra verdiği dilekçesinde, istediği 400.000.000 lira maddi tazminatın 360.000.000 lirasını daimi iş göremezlik zararı olarak, 40.000.000 lirasını ise tedavi, ilaç ve yol gideri için istediğini açıklamıştır. Mahkemece, daimi işgücü kaybı zarar istemi yönünden hüküm kurulurken davacı tarafın 2/8 kusuru oranında indirim yapılarak 300.000.000 lirasına hükmedilmiştir. Oysa tazminat davasından önce ceza davası sonuçlanıp kusur belirlendiğine ve bu kusur durumu gözetilerek tazminat isteminde bulunulduğuna göre bu kalem istem miktarının aynen kabulü gerekirken mahkemece kusur oranına göre indirim yapılması bozmayı gerektirmiştir.
b )Davacı, ayrıca tedavi, ilaç ve yol gideri isteminde de bulunmuştur. Davacının çocuğunun, davalının eylemi nedeniyle malul kaldığı ve tedavi gördüğü sabittir. Şu durumda davacının tedavisi için ulaşım gideri ve ilaç masrafı yapması doğaldır. Davacı tarafın bu kalem zararının ispatı yönünden belge sunamamış olması tedavi ve ulaşım masrafı yapmadığı sonucunu doğurmaz. Mahkemece bu kalem istem hakkında bir tıp uzmanından rapor alınarak tedavi, ilaç ve yol gideri için ne miktar harcama yapılacağının belirlenmesi, buna karşın zarar belirlenemiyorsa, BK.nun 42. maddesi uyarınca tüm olguları gözeterek bu kalem istek için adalete uygun bir miktarda tazminata hükmedilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp karar bu nedenle de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2/a ve b ) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, ve davacının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy