(2577 S. K. m. 2)
Dava: Davacı Zafer Ak vekili Avukat Deniz D. tarafından, davalı Zonguldak Belediye Başkanlığı aleyhine 23.2.2004 gününde verilen dilekçe ile yargı kararının uygulanmaması nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulüne dair verilen 16.6.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, davalı idare tarafından gerçekleştirilen geçici görevlendirme işleminin idare mahkemesi tarafından iptalinden sonra şeklen göreve başlatılıp yargı kararını etkisiz hale getirmek amacıyla görev yerinin yeniden değiştirildiğini, bu yüzden zarar gördüğünü belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece istemin bir bölümü hüküm altına alınmış, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kanıtlara göre, davalı Belediye'de ayniyat saymanı-ambar memuru olarak çalışan davacının makine tamirhane ambar memurluğunda çalışmak üzere geçici olarak görevlendirildiği, atama işleminin idare mahkemesince iptal edilip kesinleşmesi üzerine önceki görevine iade edilen davacının itfaiye müdürlüğü ayniyat ve ambar memuru olarak görevlendirildiği ve bu işlemin de idare mahkemesi tarafından iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı idare tarafından yargı kararı uygulanarak göreve başlatıldığı halde görev yeri yeniden değiştirilen davacı eldeki dava ile kişilik değerlerinin zarar gördüğünü belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Dava konusu olayın özelliği itibariyle davalının yargı kararını yerine getirmemesi eylemi hizmet kusurunu oluşturur. Hizmet kusurundan doğduğu iddia edilen tazminat istemleri tam yargı davası niteliğinde olup 2577 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince idari yargı yerinde çözüme kavuşturulması gerekir.
Yerel mahkemece yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulmuş bulunması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 01.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy