(818 S. K. m. 41, 44) (2918 S. K. m. 85)
Dava: Davacı Mihriban Y. vekili Avukat Mesut U. tarafından, davalılar Kürşat P. ve Cafer D. aleyhine 8.4.2003 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.9.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Kürşat P. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davalılardan Kürşat Polat tarafından temyiz edilmiştir.
Davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın davacının eşinin kullandığı araca çarpması sonucu araçta bulunan davacı yaralanmıştır. Davacı yaralanması nedeniyle işgücünü tamamen yitirdiği iddiasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, Kürşat P. cevabında 1 Ekim 2002 tarihli Kayseri 6. Noterliği'nden onaylı feragatname ile davacı ve eşinin Kürşat P.'tan bütün hak ve alacaklarını nakden aldıklarını ve hiç bir alacaklarının kalmadığını beyan ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, feragatnamede davacının ne kadar para aldığı belli olmadığı gibi doğmayan bir haktan peşin olarak feragatın hukuki hükmü olmadığı belirtilerek, feragatname dikkate alınmadan tazminat istemi kısmen kabul edilmiştir.
Davalının sunduğu feragatname 1 Ekim 2002 tarihli olup dava ise daha sonra 8.4.2003'de açılmıştır. Feragatname başlıklı belgede davacı araç sürücüsü ve sahibi hakkında maddi ve manevi dava ikame etmeyeceğimizi, bu dava haklarının tamamından feragat ettiğimizi, her türlü hak ve alacağımı nakden ve bir tamam olarak almış bulunduğumdan şeklinde beyanla bulunmuştur. Bu bağlamda davacının davalıdan bir miktar para aldığı anlaşılmaktadır. Ancak ne miktar olduğu belgede açıklanmamıştır. Mahkemece ne miktar paranın hangi tür tazminata karşılık alındığı hususu davacıya açıklattırılıp tazminattan indirilmesi gerekir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabul şekli bakımından; davacı davalının kazada tam kusurlu olduğunu iddia ederek yüz milyon TL maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece olayda davalının (3/8) oranında kusurlu olduğu benimsendiği halde maddi tazminat istemi aynen kabul edilmiştir. Davacı tam kusura dayandığından ve mahkemece davalının (3/8) oranda kusurlu olduğu kabul edildiğinden maddi tazminat isteğinden kusur oranında indirim yapılmalıdır. Bu nedenle maddi tazminatın aynen hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.
3- Davacının yaralanması sonucu beden gücü kaybı olduğu konusundaki rapor Adli Tıp Uzmanı doktor tarafından düzenlenmiştir. Ne var ki maluliyet raporlarının Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden alınması gerekir. Anılan yön gözetilmeden yetersiz maluliyet raporunun hükme dayanak yapılması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2 ve 3 nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 08.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy