(818 S. K. m. 44)
Dava: Davacı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili Avukat Atilla Ö. tarafından, davalılar Hatice Ç. ve diğerleri aleyhine 14.11.2003 gününde verilen dilekçe ile davalıların miras bırakanlarının neden olduğu trafik kazasında ölen kişinin mirasçılarına ödenen tazminatın rücuen tahsilinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalıların BK.nun 44. maddesi uyarınca tazminat yükümlülüğünden sorumlu tutulmamalarına dair verilen 7.10.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, davalıların miras bırakanlarının neden olduğu trafik kazasında ölen kişinin mirasçılarına davacı idare tarafından ödenmek zorunda kalınan tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davalıların Borçlar Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca tazminat yükümlülüğünden sorumlu tutulmamalarına karar verilmiştir. Kararı, davacı idare temyiz etmiştir.
Davacı idarenin görevlisi olan davalıların miras bırakanı Muhittin Ç.'ın kullandığı ve davacı idareye ait aracın başka bir araca çarpması şeklinde meydana gelen kazada davalıların miras bırakanı ile aynı araçta bulunan İsmet D. vefat etmiştir. Bunun üzerine İsmet D.'nun mirasçıları tarafından davacı idare aleyhine işleten ve istihdam eden sıfatı nedeniyle açılan tazminat davasında alınan kusur raporunda (%100) oranında kusurun idare şoförü Muhittin Ç.'a ait olduğu kabul edilerek maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir.
Bu defa idare anılan tazminat davası sonucunda ödemek zorunda kaldığı (332.646.450.000 TL) nin 31/12/2002 tarihinden, (8.481.200.000 TL)nin 30/9/2003 tarihinden yürütülecek faizi ile birlikte Muhittin Ç.'ın mirasçıları davalılardan rücuen tahsilini istemiştir.
Davalılar cevaplarında 1/9/1999 tarihinde meydana gelen kazada murislerinin de öldüğünü, miras bırakanın 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen deprem sonrasında deprem bölgesinde geçici görevle çalıştığı dönemde kazanın meydana geldiğini, miras bırakanın mesai mefhumu olmadan, zor şartlar altında görev yaparken olayın meydana geldiğini, çalışma koşulları nedeniyle davacı idarenin de kusuru olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların miras bırakanının da deprem bölgesinde olağanüstü koşullar altında çalışırken meydana gelen kazada öldüğünü, olaydan davalıların da maddi ve manevi yönden çöküntüye uğradıkları, davacı idarenin ödediği tazminatı davalılara rücu etmenin davalıların ekonomik durumları dikkate alındığında büyük bir yıkıma neden olacağı, davacı idarenin işveren konumunda olup çalışanına olağanüstü koşullarda çalışma emrini verenin kendisi olduğu gerekçesiyle Borçlar Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca davalıların tazminat yükümlülüğünden sorumlu tutulmamalarına karar vermiştir.
Olayın deprem şartlarında meydana gelmesi, davalıların miras bırakanın kazada ( %100) oranında kusurlu olduğu ve davalıların ekonomik durumları dikkate alındığında sembolik de olsa bir miktar tazminata hükmedilmelidir. Davalıların tazminattan tamamen sorumlu tutulmamaları usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 08.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy