(4721 S. K. m. 202, 226) (4722 S. K. m. 10) (4787 S. K. m. 4)
Dava ve Karar: Davacı Ayşe Efe vekili Avukat Ahmet Şemsioğlu tarafından, davalı Yalçın Efe aleyhine 26.3.2002 gününde verilen dilekçe ile ziynet eşyasının aynen veya parasının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulüne dair verilen 14.6.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, davalıda kalan ziynet eşyalarının alınmasını veya bedelinin ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Mahkemece istemin bir bölümü hüküm altına alınmış, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Yasası'nın 202. maddesinde eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanmasının asıl olduğu, aynı Yasa'nın 226. maddesinde de her eşin diğer eşte bulunan mallarını geri alacağı hükme bağlanmıştır.
Diğer yandan, 4722 sayılı Türk Medeni Yasası'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Yasa'nın 10. maddesinde ise Türk Medeni Yasası'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında bu tarihe kadar tabi oldukları mal rejiminin devam edeceği, eşlerin Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıl içinde başka bir mal rejimini seçmemeleri durumunda, bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılacakları açıklanmış; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine İlişkin Yasa'nın 5133 sayılı Yasa ile değişik 4/2. maddesinde de 4721 sayılı Türk Medeni Yasası'nın 3. kısmı hariç olmak 2. kitabı ile 4722 sayılı Türk Medeni Yasası'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Yasa'ya göre aile hukukundan doğan dava ve işlere aile mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, davanın Türk Medeni Yasası'nın yürürlük tarihi olan 01.01.2002'den sonra açıldığı, uyuşmazlığın eşler arasındaki mal rejimini düzenleyen Türk Medeni Yasası'nın 202 ve izleyen maddelerinin tartışılmasını gerektirdiği, anılan maddelerin de Türk Medeni Yasası'nın 2. kitabında yer aldığı ve böylece uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin aile mahkemesi olduğu sonucuna varılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmek gerekirken işin esası hakkında karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 01.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy