(818 S. K. m. 41, 47, 49) (4721 S. K. m. 24, 25)
Dava: Davacı H. vekili Avukat O. tarafından, davalı M. aleyhine 4.12.2002 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.10.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir.
Davacı, oto pazarından satın aldığı aracın davalı noter huzurunda satış işleminin yapıldığını, davalı noterin tahrif edilmiş ilişik kesme belgesine rağmen görevini ihmal ederek gerçekte çalıntı olan aracın kendine satılması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini istemiştir. Yerel mahkemece dava kabul edilmiş, kararı davalı noter temyiz etmiştir.
Satışa konu İlişik Kesme belgesi üzerinde tahrifat yapıldığı çıplak gözle bile rahatlıkla görülebilmekte olup, araç satın alan davacının bu belgedeki tahrifatı görmemesi mümkün değildir. Oto pazarından bilinmeyen kimseden araç aldığına göre aracın ilgili belgelerini istemesi, incelemesi, bu şekildeki bariz kazıntı ve silinti hallerinde araç hakkında gerekli incelemeyi yapması normal bir alıcıdan beklenen davranış biçimidir. Şu durumda bu konularda davacının dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığı, dolayısıyla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. O halde davacının kusur durumu da gözetilerek tazminattan uygun bir miktar indirim yapmak gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
3- Manevi tazminat istenebilecek haller Borçlar Kanunu'nun 47 ve 49. maddeleri ile Medeni Kanun'un 24 ve 25. maddelerinde belirtilmiş olup, somut olay itibarıyla davalı eylemi bu maddeler de gözetildiğinde manevi tazminatı gerektirmediği halde, davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi de doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
4- Dava, haksız eyleme dayalı olduğundan yasal faize hükmedilmek gerekirken Merkez Bankası'nın uyguladığı avans faizine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2-3 ve 4) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy