(657 S. K. m. 12) (5521 S. K. m. 1) (399 S. KHK. m. 3)
Dava: Davacı Tasfiye Halinde T.Emlak Bankası AŞ vekili Avukat N.İlker Ateş tarafından, davalı Ali Tamer aleyhine 3.7.2002 gününde verilen dilekçe ile davalının kredilendirme ölçütlerine aykırı davranmasından kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; iş mahkemesi görevli olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 8.10.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, davacı bankanın şube müdürü olan davalının kredilendirme ölçütlerine aykırı davranması nedeniyle bankanın zarara uğramasına yol açtığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre davalı davacı bankada 399 sayılı K.H.K. hükümleri uyarınca I sayılı Cetvele dahil kadroda Şube Müdürü olarak görev yapmıştır. Bahsedilen 399 sayılı K.H.K.'nin 3. maddesinin b bendinde Kamu İktisadi Teşebbüslerindeki Genel İdare Esaslarına göre yürütülmesi gerekli asli ve sürekli görevlerin 399 sayılı K.H.K'ye ekli I sayılı cetvelde kadro ve ünvanları belirtilen personel tarafından görüldüğü belirtilmiştir. Anılan K.H.K'nin 3. maddesi son cümlesinde belirtilen personel hakkında Devlet memurları hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Devlet Memurları Yasası'nın 12. maddesinde de devlet memurlarının görevlerinden kaynaklanan zararlarının ödettirilmesine yönelik uyuşmazlıklarda Genel Hükümler uygulanır denilmektedir. Bu düzenleme karşısında davaya konu istemin genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekir. Ancak dava ticaret mahkemesine açılmış olup süresinde işbölümü itirazında da bulunulmadığından somut olay da ticaret mahkemesinde görülmesi gerekir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi ve 1475 sayılı İş Kanunu'nda, iş mahkemelerinin görev alanı işçi sayılan kimselerle işveren sayılan kimseler arasındaki hizmet akdinden kaynaklanan uyuşmazlıkları çözmek olarak tespit edilmiştir. Davalı 1475 sayılı Yasa kapsamında işçi değildir.
Yukarıda anlatılan yasal düzenlemeler uyarınca mahkemece iş mahkemesinin görevli olduğundan bahisle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA, 15.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy