(818 S. K. m. 41, 53)
Dava: Davacı Hazine vekili Avukat Perihan Hatipoğlu tarafından, davalı Ali Yaşar Çavuş ve Bahri Kayretli aleyhine 24.2.2004 gününde verilen dilekçe ile davalıların Vergi Mahkemesi kararlarını temyiz etmeyerek hazinenin vergi ve cezalarını tahsil edememesine yol açtıkları iddiasıyla tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 22.9.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, davalıların hazine aleyhine sonuçlanan vergi mahkemesi kararlarını temyiz etmeyerek hazinenin zararına yol açtıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, mal müdürü ve davaları takiple görevli memur olan davalıların Osmaneli Mal Müdürlüğü ile dava dışı şirketler arasında görülmekte olan resen tarh edilen kaçakçılık cezalı vergilerin kaldırılmasına dair Eskişehir 1. Vergi Mahkemesinde görülmekte olan davaların hazine aleyhine sonuçlanmasına rağmen kararları temyiz etmeyerek hazinenin tahakkuk ettirilen vergi ve cezaları tahsil edememesine neden olarak zarara yol açtıklarını belirterek tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece, Eskişehir 1. Vergi Mahkemesi kararı ile kaldırılan Osmaneli Mal Müdürlüğünün tarh ettiği vergi ve cezaların henüz kesinleşmediği, anılan vergi mahkemesi kararının temyiz edilmiş olsa idi bozulacağının kesin olmadığı, henüz idarenin bir zararının doğmamış bulunduğu ve hazinenin muhtemel zararından davalıların sorumlu tutulmalarının BK.nun 41. maddesi ruhuna uygun olmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Davalıların dava konusu olay nedeniyle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandıkları ve görevi ihmal suçundan mahkum oldukları ancak bu kararın temyiz aşamasında olup henüz kesinleşmediği dosyada mevcut belgelerden anlaşılmaktadır. Borçlar Kanununun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararındaki fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını belirleyen maddi olaylar konusundaki kabulün hukuk hakimini de bağlayıcı hem bilimsel düşünceler ve hem de yargı kararları ile benimsenmiş bulunmaktadır. Şu durumda temyiz aşamasında bulunduğu anlaşılan ceza davasının sonucunun kesinleşmesi beklenmelidir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, 15.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy