(4721 S. K. m. 1007)
Dava: Davacı Erol Özüzümcü vekili Avukat M. Arif Dilek tarafından, davalı Maliye Hazinesi aleyhine 30.10.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu sicilinin tutulmasından doğan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin reddine dair verilen 10.12.2003 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 2.11.2004 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat M. Arif Dilek ile karşı taraftan davalı hazine vekili Avukat Keriman Altay geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Davacı, ortaklığın giderilmesi davası sonucu açık artırmaya çıkartılan taşınmazı satın aldıktan sonra adına oluşturulan tapu kaydının, ihalenin mahkemece feshi üzerine taşınmazın önceki malikleri adına eski hale getirilmesini isteyen satış memurluğu yazısı gereğince, iptal edilerek eski malikler adına yeniden sicil oluşturulduğunu, onların da taşınmazı üçüncü kişiye satmaları nedeniyle uğradığı zararın Medeni Yasanın 1007. maddesi gereğince ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden; davacının, ortaklığın giderilmesi davasına konu olan taşınmazı, ortaklığın satış yolu ile giderilmesi ilişkin olarak verilip kesinleşen mahkeme kararı gereğince yapılan açık artırmada satın aldığı ve adına tescil ettirdiği; satış konusu taşınmazın pay sahiplerinden birinin ihalenin usulsüz yapıldığı iddiası ile açtığı ihalenin feshi davasının kabul edilerek ihalenin feshine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği; bunun üzerine Adalet Satış Memurluğu tarafından tapu idaresine yazı yazılarak taşınmazın eski malikleri adına tapunun eski haline getirilmesinin istendiği ve tapu idaresince de davacı adına oluşturulan tapu kaydının iptal edilerek önceki malikler adına yeniden tescil kaydı oluşturulduğu; davacının itirazı üzerine Adalet Satış Memurunun tapuya yazdığı yazının iptal edildiği; eski maliklerden taşınmazı satın alan üçüncü kişiye karşı davacının açtığı tapu iptali ve tescil davasının reddedilerek kesinleştiği ve böylece davacının taşınmazının elinden çıktığı anlaşılmaktadır.
İhale fesh edildiğinden davacının ihale bedeli olarak yatırdığı parayı geri alabilme olanağı bulunduğu ancak, ihale bedelini geç alması nedeniyle davacının bir zararı varsa bu zarar ile tapu sicilinin tutulması arasında illiyet bağı bulunmadığından Hazinenin sorumluluğu bulunmadığı, davacının bu zararının satış memurunun eyleminden kaynaklanan bir zarar olduğu anlaşıldığından usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle ONANMASINA ve davalı hazine vekili için takdir olunan 375.000.000 lira duruşma avukatlık ücreti ile aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine 02.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy