(818 S. K. m. 47) (4721 S. K. m. 47)
Dava:
1- Davacı, dava dışı bir bakanın açıklaması üzerine inceleme başlatan davalı Basın Konseyi Başkanlığı 'nın "... daha önceki Sağlık Bakanı H.İ.Ö. döneminde Sağlık Bakanlığı 'nda kendisini gazeteci olarak lanse edip, kendilerine bir oda tahsis ettirip iş takip ettikleri iddia edilen ... ve T.A. 'nın isimleri tespit edilmiştir." biçiminde açıklama yaptığını, diğer davalı ... gazetesinin ise; "Sarı zarfçılar gazeteci çıkmadı" başlığı altında yayın yaparak kişilik haklarının saldırıda bulunduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı Basın Konseyi Başkanlığı, tüzel kişiliğinin bulunmadığından sorumlu tutulamayacağını, yaptığı araştırmada adı belirlenen davacıya ulaşamadığından savunma yapmasını sağlamak amacıyla duyuru yayınlandığını, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığını belirterek; diğer davalı ise, resmi ve güvenilir bir kurum tarafından yapılan açıklamanın yayınlandığını ve haberin görünen gerçekliğe uygun bulunduğunu belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, Basın Konseyi Başkanlığı'nın tüzel kişiliği bulunmadığı, tüzel kişiliğinin bulunduğu ve husumet yöneltilebileceği kabul edilse bile, yaptığı duyuruda davacı hakkındaki iddianın belirtilmesi ile yetinildiği, iddiaya karşı davacının cevap göndermesinin istendiği, diğer davalı gazetenin de Basın Konseyi 'nin duyurusunu yayınladığı, yayında hukuka uygunluk nedenleri bulunduğu benimsenerek istemin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümünde uyulması gereken 4721 sayılı Medeni Yasa'nın 47. ve izleyen maddelerinde başlı başına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi topluluklarının ... kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişiliği kazanacağı ve amacı hukuka ve ahlaka aykırı olan kişi ... topluluklarının tüzel kişilik kazanamayacağı; cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışında bütün haklara ve borçlara ehil oldukları, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla fiil ehliyetini kazanacakları, iradesi organları aracılığı ile açıklanacağı, organların hukuki
işlemleri ve diğer eylemleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacakları vurgulanmıştır.
Dosya arasında bulunan Basın Konseyi Sözleşmesi'ne göre; Basın Konseyi'nin Basın Sözleşmesi gereğince oluşturulduğu, Sözleşmenin 1. maddesinde, özgürlükçü bir demokratik sistemin temel taşı olan, "halkın gerçekleri öğrenme hakkı"nı savunmak, özgür ve sorumlu basının ve basın mensuplarının, meslek uygulamalarını, özgür ve saygın bir basından beklenecek düzeyde sürdürmelerine yardımcı olmak üzere, bu amaçları Basın Meslek ilkeleri şeklinde düzenleyip benimseyen gazetecilerin imzaladıkları bir Basın Konseyi kurulduğu, 2. maddesinde, Basın Konseyi'nin organlarının Basın Konseyi Üyeler Kurulu, Basın Konseyi Yüksek Kurulu'ndan oluştuğu, Basın Konseyi'nin bir Genel Sekreteri ve Genel Sekretere bağlı bir bürosu bulunduğunun belirtildiği, diğer maddelerde de organların görevlerinin açıklandığı anlaşılmaktadır.
Basın Konseyi Sözleşmesi'ne göre organlarını oluşturan Basın Konseyi'nin, Medeni Yasa'nın 47 ve izleyen maddelerinde görüldüğü biçimde, başlı başına bir varlığa sahip olarak örgütlendiği, hukuka ve ahlaka aykırı bir amacı da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda adı geçen davalının tüzel kişiliğinin ve dolayısıyla davada taraf olma ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılmalı, Sağlık Bakanlığı'nda kendisini gazeteci olarak tanıtarak oda ayırtıp iş takip ettikleri iddia edilen gazeteciler arasında davacının bulunduğu kanıtlanamadığından davaya konu edilen duyurunun davacının kişilik haklarına saldırı olduğu benimsenmeli ve davacı yararına manevi tazminat takdir edilmelidir. Yerel mahkemece anılan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan yazılı gerekçelerle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2- Diğer davalıya ait ... Gazetesi'ndeki yayına gelince; gazetede Basın Konseyi'nin açıklaması dayanak gösterilerek sarı zarfçıların gazeteci çıkmadığı, bazı gazetecilere sarı zarfa ödeme yapıldığı iddialarını inceleyen Konsey'in önceki Sağlık Bakanı H.İ.Ö. döneminde kendilerini gazeteci olarak lanse edip iş takip ettikleri iddia edilen davacının isminin tespit edildiği biçimde yayın yapılmıştır. Davalı gazete, diğer davalı Basın Konseyi'nin duyurusunu haber olarak yayınlayarak onun haksız eyleme katıldığından manevi tazminat ile sorumlu tutulmalıdır. Mahkemece, yerinde görülmeyen yazılı gerekçeyle istemin reddedilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle bozulmalıdır.
3- Kabule göre, yargılama sonunda davanın kabulüne yada reddine karar verilir. Davanın reddi halinde verilen karar ise usule veya esasa ilişkin olabilir. Eldeki davanın, usul hükümlerine aykırı olarak, hem usule ilişkin olan pasif husumet yokluğundan, hem de esasa ilişkin olan davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığı gerekçeleriyle, reddedilmiş olması da ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 1, 2 ve 3 nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davacı vekili için takdir olunan 375.000.000 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 9.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy