(1086 S. K. m. 38) (2577 S. K. m. 2)
Dava: Davacı Tansaş Perakende Mağazacılık A.Ş. vekili Avukat Oğuz Fikret Şahin ile Avukat Simten Akyıldız tarafından, davalı Selçuk Ticaret Odası aleyhine 15.5.2002 gününde verilen dilekçe ile oda kaydının iptali ile aidat parasının geri alınmasının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin reddine dair verilen 29.9.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, Tansaş Perakende Mağazacılık Ticaret AŞ'nin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve İzmir Ticaret Odası'na kayıtlı bir özel hukuk tüzel kişisi olup genel merkezinin İzmir'de bulunduğunu, şirketin Selçuk mağazasının davalı Oda tarafından re'sen ticaret siciline kaydedilerek üye aidatı parası için icra takibi başlatıldığını, takip konusu parayı icra dosyasına ödediğini belirterek davalının re'sen yaptığı üyelik kaydının iptali ile icra dosyasına yatırdığı paranın geri alınması isteminde bulunmuştur.
Davalı ise, Selçuk Ticaret Odası İç Yönetmeliği gereğince davacının re'sen kaydedildiğini belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuş ve kanıtları arasında davacı şirketin re'sen kaydedilmesine ilişkin yönetim kurulu kararını da göstermiştir.
Mahkemece, davacı şirketin şube niteliğinde olduğu, Ticaret Odası'na kaydedilmesinin zorunlu bulunduğu, bundan dolayı ödenen aidat parasının geri istenemeyeceği benimsenerek istem reddedilmiştir.
Karar davacı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasanın 135. maddesine göre meslek kuruluşları kamu kurumu niteliğindedir. Uyuşmazlık mahkemesinin 24.12.1980 gün ve 1980/7-7 sayılı kararında, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının yönetsel yapı içinde bulunan ve kamu hizmeti gören idari birimler olduğu, odalara kayıt işlemlerinin ise idari işlem niteliği taşıdığı belirtilmektedir.
Somut olayda kamu kurumu niteliğinde olan davalıya husumet yöneltilerek kurumu kayıt işlemleri bakımından belli doğrultuda idari işlem tesis etmeye zorlayıcı hüküm kurulması amaçladığına göre, talep ve işlemin idari nitelik taşıdığı kabul edilmek gerekir. Şu duruma göre, bu tür bir uyuşmazlık idari yargı yerinde görülmelidir. Mahkemenin görevli olup olmadığı hususu kamu düzenine ilişkin olup açıkça veya hiç ileri sürülmese de re'sen gözetilmesi gereken yönlerdendir.
Şu durumda mahkemece, re'sen kayıt işleminin iptali istemine ilişkin davanın ayrılarak yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi; aidat parasının geri alınmasına ilişkin davada ise idari yargıda açılacak davanın bekletici sorun yapılarak, o davanın sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy