(818 S. K. m. 41) (765 S. K. m. 36/1) (4422 S. K. m. 1)
Dava: Davacı Bülent Dergi vekili Avukat Fahri Kavuş tarafından, davalı Maliye Hazinesi aleyhine 10/2/2003 gününde verilen dilekçe ile muarazanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin reddine dair verilen 28/10/2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, dava dışı Nurullah Sağır hakkında mahkemece verilen zoralım kararı gereğince %33 oranda pay sahibi olduğu şirkete ait araca el konulduğunu, zoralım kararı verilen olay ile ilgisi bulunmadığını, zoralımına karar verilen araç üzerindeki %33 payının zoralım kararı kapsamında olmadığının tespiti ile payı karşılığı paranın kendisine ödenmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı idare ise, Türk Ceza Yasası'nın 36 maddesi gereğince aracın zoralımına karar verildiğini, mahkeme kararını uygulayan idarenin sorumlu tutulamayacağını belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, dava dışı Nurullah Sağır'ın suçta kullanması nedeniyle zoralımına karar verilen araç nedeniyle, araç ortağının adı geçene karşı dava açabileceği benimsenerek, istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden; aralarında davacı ile Nurullah Sağır'ın da bulunduğu 31 kişi hakkında çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, tehdit, gasp, adam öldürmeye teşebbüs, yaralamaya teşebbüs ve bu suçlara azmettirme gibi suçlardan İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesine kamu davası açıldığı, Nurullah Sağır'ın talimatıyla bir kişiyi ihaleye girmemesi için tehdit suçundan yargılanan davacının beraat ettiği, çıkar amaçlı suç örgütünün yöneticisi olan Nurullah Sağır'ın ise 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Yasası'nın 1. maddesi gereğince cezalandırılmasına, aynı Yasa'nın 1/4. Maddesi gereğince üzerine tedbir konulan suçtan elde edildiği anlaşılan ve suçtan doğan değer, ürün veya bunların yerine geçen şeyler ile müsaderesi gereken her türlü eşyanın gelirlerinin ve suçtan doğan her türlü yararın devlete intikaline ve Nurullah Sağır'a ait 35 NS 035 plakalı otonun örgütsel amaçlı kullanıldığı anlaşıldığından Türk Ceza Yasası'nın 36. maddesi gereğince zoralımına karar verildiği, kararın Yargıtay 8. Ceza Dairesince onanarak kesinleştiği, Dekosa Tanıtım Hizmetleri Reklamcılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Ş. adına kayıtlı bulunan araca davalı idare tarafından el konularak 19.2.2003 gününde satışının gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı, zoralımına karar verilen 35 NS 035 plaka sayılı aracın, %33 oranda pay sahibi bulunduğu Dekosa Tanıtım Hizmetleri ve Reklamcılık Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketi'ne ait olduğunu, araca el konulması sonucu kendi payına da el konulmuş olduğunu belirterek, davalı idare tarafından yaratılan muarazanın önlenmesini, zoralımına karar verilen aracın ceza mahkemesi kararı kapsamında olmadığının tespitini ve aynı aracın adı geçen şirketteki %33 payı karşılığı paranın ödetilmesini istemektedir.
Türk Ceza Yasası'nın 36/1. maddesi gereğince, Mahkûmiyet halinde cürüm veya kabahatte kullanılan veya kullanılmak üzere hazırlanan veya fiilin irtikâbından husule gelen eşya fiilde methali olmayan kimselere ait olmamak şartıyla mahkemece zapt ve müsadere olunur. Türk Ceza Yasası'nın 36/1. maddesindeki düzenlemenin amacı, suçta kullanılan veya kullanılmak üzere hazırlanan veya suç sonucu olarak elde edilen eşyanın başka suçlarda kullanılmamasını sağlamaktır. Buna göre, bir eşyanın zoralımına karar verilebilmesi için o eşyanın suç sayılan eyleme katılmış bulunan kişiye ait olması gerekir. Zoralım konusu eşya tamamen suç işleyene ait olabileceği gibi suç işleyen, eşya üzerinde paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyeti hükümleri gereğince birlikte mülkiyet hakkı sahibi de olabilir. Türk Ceza Yasası'nın 36/1. maddesi gereğince zoralımına karar verilecek olan eşya, suç işleyene ait olan eşya olduğuna göre, birlikte mülkiyet hükümleri gereğince eşya üzerinde pay sahibi olan suç işleyen kişinin bu payının zoralımına karar verilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.4.1983 gün ve 92/191 sayı ile kararı da bu yöndedir.
Dava konusu olayda, ceza mahkemesince zoralımına karar verilen aracın tümünün suç işleyen kişiye ait olmadığı, aynı şirkette ortaklıktan ileri gelen müşterek mülkiyet hükümlerine bağlı olarak %33 payın davacıya ait olduğu iddia edildiğine göre, bu iddianın kanıtlanması; diğer bir anlatımla, davacının araç üzerinde iddia ettiği biçimde payı bulunması durumunda, Nurullah Sağır'ın aracın tümünün sahibi olmadığı anlaşılacağından, zoralım kararının da Nurullah Sağır'ın ortaklıktaki payına yönelik olduğu, ceza mahkemesinin zoralım kararının davacının ortaklıkta var olduğu iddia edilen payını kapsamadığı sonucuna varılacaktır. Yerel mahkemece, yukarıda anılan yönler gözetilerek, yapılacak inceleme sonucu varılacak uygun sonuca göre karar verilmek gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçeyle istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy