(818 S. K. m. 60, 125, 126/4, 363/2)
Dava: Davacılar Şükran Başdar ve diğerleri vekili Avukat Engin Cinmen ve diğerleri tarafından, davalılar Mahmut Ceylan ve diğerleri aleyhine 17/8/2000 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 19/7/2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacıların vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacılar, davalılar tarafından yapılan binada bulunan kendilerine ait bağımsız bölümün 17 Ağustos 1999 günü meydana gelen deprem sonucu yıkılıp kullanılamaz hale geldiğini belirterek, yasa ve yönetmeliklere aykırı olarak inşa eden davalıların sorumlu tutulmaları isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, dava konusu yere yapı kullanım ruhsatının verildiği 23.3.1987 tarihinde itibaren Borçlar Yasası'nın 125, 126/4 ve 363/2. maddelerinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği benimsenerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar davcılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre davalıların, Yapı Yönetmeliklerinde öngörülen koşullara uygun yapı yapmadıkları, binanın yapım tarihinde hukuka aykırı olan eylemin gerçekleştiği, binanın yapımı sırasındaki hukuka aykırılık eylemi nedeniyle, depremin meydana geldiği 17 Ağustos 1999 gününde zararın doğduğu anlaşılmaktadır.
Yasalarda öngörülen zamanaşımı sürelerinin işlemeye başlayabilmesi için öncelikle o hakkın istenebilir bir duruma gelmiş olması gerekir. Haksız eylem sonucu oluşan zararların dava konusu edilmesi durumunda zamanaşımı konusunu düzenleyen Borçlar Yasası'nın 60. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucu meydana gelen zarar nedeniyle zarar görenin, zararı ve zarar vereni öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her durumda zararın meydana gelmesini sağlayan eylemden itibaren on yıl içinde istemde bulunulması gerekir. Buna göre hukuka aykırı eylemin varlığına karşın, zarar gerçekleşmemişse, zamanaşımı süresinin başlaması söz konusu olamaz.
Davaya konu edilen olaydaki deprem, yani zarar doğurucu sonuç 17.8.1999 günü meydana gelmiş olup eldeki bu davada 17.8.2000 tarihinde yani bir yıllık süre içinde açılmıştır. Bu süre, Borçlar Yasası'nın 60. maddesinde öngörülen bir yıllık süreye uygun düşmektedir. Mahkemece, yetersiz ve yanılgılı gerekçe ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddi usul ve yasaya aykırıdır.
Yerel mahkemece, anılan yönler gözetilerek zara kapsamının belirlenmesi gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy