(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Emas Müzayedecilik Tic. İth. İhr. Ltd. Şti. ve Dikran Masis vekili Avukat Acun Metin tarafından, davalı 1 Numaralı Hearst Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri aleyhine 17.7.2000 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı Selim Sipahioğlu hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.11.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi Selim Sipahioğlu dışındaki davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılardan Dikran Masise yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacılardan Emas Müzayedecilik Tic. İht. Ltd. Şti.'ne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, Selim Sipahioğlu dışındaki davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davaya konu edilen yayın, sahte tablo satışları; birileri para mı aklıyor? Kara paraya yağlı boya başlığını taşımaktadır. Yazıda genel olarak müzayedelerde yapılan satışlarda ve bunların kara paranın aklanması ile ilgili olarak değerlendirmelerde bulunulmuş; bu bağlamda, örnek olarak Eskidi Müzayede Evi'nden de söz edilmiştir. Söz konusu işyerinin davacı şirkete ait bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı şirket, yapılan yayın ile ticari itibarının sarsıldığını ve ayrıca kazanç kaybına uğradığını ileri sürerek istemde bulunmuştur. Yayının bütünü itibariyle değerlendirme yapıldığında; asıl olarak davacılardan Dikran Masis'in eylemlerinin eleştirildiği görülmektedir. Davacı şirket hakkında, genel bilgi düzeyindeki ifadeler dışında; kişilik haklarına her hangi bir saldırı söz konusu değildir. O nedenle ve bu davacı yönünden matufiyet olgusunun gerçekleşmediği gözetilerek manevi tazminat isteminin reddi yerine, kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
b) Davacının maddi zararına ilişkin bilirkişi raporundan; enflasyon bakımından yapılan değerlendirme itibariyle bir satış kaybının bulunmadığı; genel ekonomik kriz nedeniyle sektörde satışlarda azalmanın olağan olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda, davaya konu yayın ile davacının ileri sürülen maddi zararı arasında uygun nedensellik bağı bulunmamaktadır. Maddi tazminat isteminin tümden reddi yerine, kısmen kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda 2/a ve b bentlerinde gösterilen nedenlerle temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA; diğer temyiz itirazlarının 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 1 ve 2/b bentlerinde oybirliğiyle, 2/a bendinde oyçokluğuyla 14.07.2004 gününde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, Emas Müzayedecilik Ltd. Şti. ile Dikran Masis, yayın yoluyla kişilik değerlerinin saldırıya uğradığı nedenine dayanarak maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Mahkemece, şirket yönünden maddi ve manevi tazminat istemi kısmen, yine Dikron Masis yönünden de manevi tazminat kısmen kabul edilmiş, maddi tazminat istemi reddedilmiştir.
Davalıların temyizi üzerine daire, şirkete yönelik bir saldırı bulunmadığı ve ayrıca da maddi zararın olmadığı gerekçesi ile karar bozulmuştur. Bu bozma nedenine katılamıyoruz. Şöyle ki;
Yayından çıkan sonuç, davalı gerçek kişinin de sahibi ve işleticisi olduğu müzayede evinden alınan bir resmin sahte olduğundan da hareketle, sahtecilik yaptığı, kara para akladığı, dolandırıcılık yaptığı, vergi kaçırıldığı, tefecilik gibi işler yaptığı biçimindedir. Yayında, bu anlama gelecek değerlendirmeler yapılırken, davacı gerçek kişinin adı ve sahibi bulunduğu davacı şirketin adı birlikte kullanılmıştır. Orta düzeydeki bir okuyucu, dava konusu yayından bu iş yerinde sahte resim satıldığı sonucunu çıkarabilir. Bu haliyle, saldırının salt davacı gerçek kişiye ait bulunduğu, iş yerini amaçlamadığı düşünülemez. Bu bakımdan çoğunluğun vardığı sonuca ve bozma kararına katılamıyoruz. 14.07.2004 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy