(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı TTK Genel Müdürlüğü vekili Avukat E. Bodur tarafından, davalı S. T. aleyhine 02/02/2001 gününde davalı-karşı davacı, S. Tetik vekili Avukat S. Ayan tarafından davacı-karşı davalı TTK Genel Müdürlüğü aleyhine 17/10/2001 tarihinde verilen dilekçelerle bir oda ve ev eşyasında yangın sonucu meydana gelen zararların karşılıklı olarak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; her iki isteminde kısmen kabulüne dair verilen 16/09/2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi tarafların vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı-karşılık davalının tüm, davalı-karşılık davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalı-karşılık davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı-karşılık davalı TTK Genel Müdürlüğü, davalının oturduğu daireden başlayan yangın sonucu kendisine ait binanın zarar gördüğünü belirterek uğradığı zararın ödetilmesini; davalı-karşılık davacı Seyfi Tetik ise, davacı-karşılık davalı kuruma ait binanın kendisine lojman olarak tahsis edildiğini, davacı-karşılık davalı idarenin binanın bakım ve onarımını yapmaması nedeniyle çıkan yangın sonucu yanan eşyasının parasının ödetilmesini istemişlerdir. Mahkemece her iki yanın isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Davalı-karşılık davacı, davacı-karşılık davalı kurumun sahibi olduğu lojmanda oturmaktadır. Aynı lojmanda davalı-karşı davacı ile birlikte 5 kişi daha oturmaktadır. Davalı-karşılık davacının oturduğu daireden yangın başlamış olup binaya zarar vermiştir. Davacı-karşılık davalı, binasında meydana gelen zararın tamamının davalı-karşılık davacıdan alınması, davalı-karşılık davacı da açtığı karşılık dava ile yangın sonucu zarar gören eşyasının parasının davacı-karşılık davalıdan alınması isteminde bulunmuşlardır.
Bilirkişiler tarafından yapılan belirlemede, yangının bina bacasının temizlenmemesinden ve binanın eski olup bacadaki tuğla aralarındaki açıklıktan kaynaklandığı ifade edilmiştir. Bu belirlemeye göre bacanın temizletilmemesinden davalı-karşılık davacı, binanın onarımını yapmamış olması nedeniyle de davacı-karşılık davalı kurum sorumludur. Bilirkişiler de bu olguları göz önünde tutarak binada oturanlara %25 oranda, davacı-karşılık davalı kuruma da %75 oranda kusur öngörmüş; mahkemece de bu kusur dağılımı uygun görülmüştür. Bu belirlemeler itibariyle yanların sorumlu oldukları tazminat miktarlarının belirlenmesi gerekir. Her iki taraf da dayanışmalı bir talepte bulunmamışlardır.
Bu durumda, tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden dayanışmalı olarak değil, birbirlerinin kusurları oranında istekte bulunduklarının kabulü gerekir. Şu durumda, davalı-karşılık davacı gerçek kişinin sorumlu tutulacağı miktar, zarar gören yerde 6 daire bulunması itibariyle %25 kusurun 1/6'sıdır. Mahkemenin bu yönü gözetmeden davalı-karşı davacıyı davacı-karşılık davalının uğradığı zararın %25'inden sorumlu tutmuş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı-karşılık davacı yararına BOZULMASINA, davacı-karşılık davalının tüm, davalı-karşılık davacının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı-karşı davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy