(4721 S. K. m. 640)
Dava: Davacı C. Arda vekili Avukat A. Gökdemir tarafından, davalı Kartal tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine 11.12.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki malikin davacının miras bırakanı olduğunun tespitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 6.11.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, tespit istemine ilişkindir. Davacı tapuda paylı olarak ismi yazılı olan Mehmet oğlu Mustafa'nın mirasçısı olduğunu belirterek, tapudaki bu kişi ile veraset belgelerinde yazılı Hacı Mehmet oğlu Mustafa'nın aynı kişi olduğunun tespitini istemiştir. Mahkemece istem kabul edilmiş olup kararı davalı temyiz etmiştir.
Dosyada bulunan veraset belgesinden davacı dışında, başka mirasçılarının da olduğu anlaşılmaktadır. Davacının murisine ait olduğu iddia edilen taşınmazın tapusunun 1949 yılında ölü Mehmet oğlu Mustafa adına oluşturulduğu ve sonradan alınan veraset belgelerine göre onun bazı mirasçılarının da daha sonraki tarihlerde ölmüş oldukları, bu arada davacının babasının ölüm tarihinin de 1998 olduğu anlaşılmaktadır. O halde taşınmaz iştirak halinde mülkiyete tabidir. Taşınmazın taksimine kadar mirasçılar oybirliği ile hareket etmek zorundadırlar. Tek başlarına dava açamazlar. Mirasçılardan birinin dava açması halinde, 22.11.2001 tarihinde kabul edilen 4721 Sayılı Yeni Medeni Kanunun 640. maddesine göre (Eski Medeni Kanunun 581. maddesi) murisin diğer mirasçılarının muvafakati alınır veya terekeye mümessil tayin edilerek davaya devam edilir.
Mahkemece yapılacak iş, öncelikle tüm mirasçıların davaya katılımını sağlamak veya miras ortaklığına bir temsilci atanması yönünde davacıya uygun bir süre tanımaktır. Usule ilişkin bu eksiklik tamamlandıktan sonra işin esası hakkında karar vermek gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdiden incelenmesine yer olmadığına 11.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy