(2577 S. K. m. 2)
Davacı H. Ö. vekili Avukat Abdurrahman Ekşi tarafından, davalı K
Sulama Birliği aleyhine 14.10.2002 gününde verilen dilekçe ile bina zararının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 29.4.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, davalıya ait tesisten kaynaklanan zararın tazminine ilişkindir. Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Davalı sulama birliğinin dayandığı yasal düzenleme; 6200 sayılı Devlet Su İşleri Kanunu, 1580 sayılı Belediyeler Kanunu, 442 sayılı Köy Kanunu ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunlarıdır. Belirtilen bu düzenlemeler itibariyle, birliklerin kuruluşu Bakanlar Kurulu kararı ile oluşmaktadır.
Öte yandan sulama birliklerine ait olan tesislerin yapımı, bakım ve onarımları Devlet Su İşleri Ekipmanlarınca yapılmakta olup, masraflar DSİ Genel Müdürlüğü bütçesi ile karşılanmaktadır. Birlik Personelinin atanması 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 23 Haziran 1987 tarihli ve 19496 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İl Özel İdareleri Belediyelerin Kurdukları Birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli müessese ve işletmelerde ilk defa memuriyete atanacaklara ait sınav yönetmeliğinde belirtilen esaslara göre atanma yapılmaktadır.
Tüm bu öğelerden davalı birliğin kamu kurumu niteliğini taşıdığı sonucu çıkmaktadır. Kamu kurumu tarafından kamu yasaları uyarınca yapılmış tesislere bakma ve o tesisleri kullanma yükümlülüğü yine kamu yasalarından doğan bir yükümlülüktür. O halde anılan nitelikteki bir kamu tesisinin gerek yapılmasındaki, gerekse kullanılması veya muhafazasındaki kusurdan doğan zararlar, idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan onların ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın II. Bendi hükmünce tam yargı davasının konusunu oluştururlar. Bu davaların ise 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi hükmünce idari yargı yerinde açılması gerekir.
Mahkemece, dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy