(4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacı SS Nevşehir Oto Toplu İşyeri Yapı Koop. vekili Avukat Ahmet Göktaş tarafından, davalı Telsim Mobil Telekomünikasyon Hiz. AŞ ve Mehmet Ali Kalfaoğlu aleyhine 12.6.2000 gününde verilen dilekçe ile davalı Telsim AŞ tarafından kurulan baz istasyonunun çevre kirlenmesi yarattığı iddiasına dayalı men'i müdahale ve kal istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16.7.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, davalı Telsim A.Ş. tarafından henüz yapım aşamasında bulunan GSM. baz istasyonunun vereceği zarar nedeniyle kaldırılması istemine ilişkindir.
Davalı savunmasında, tesisin teknik verilere uygun yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu baz istasyonu için Türk Telekomünikasyon Kurumu'nun incelemeleri ve değerlendirmeleri sonucu sistemin yönetmeliğe uygun bulunarak geçici güvenlik sertifikasının verildiği, bu geçici güvenlik sertifikasıyla istasyonun kurulabileceği, montaj tamamlandıktan sonra da baz istasyonunun Telekomünikasyon Kurumu tarafından bilahare yapılacak denetim ve ölçüm sonucunda belirlenen sınır değerler içerisinde faaliyet gösteriyorsa yine kurum tarafından kesin güvenlik sertifikasının verileceği, aksi takdirde belirtilen sınır değerler içine çekilmesi için uyarıda bulunulacağı, buna uyulmaması halinde ise istasyonun faaliyetine mülki amirce son verilmesinin mümkün olduğundan, bu haliyle yönetmelikte belirlenen şartlara uygun şekilde yapımına başlanan baz istasyonunun şimdilik çevreye herhangi bir zararının bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Mahkemece, iddianın incelenmesi ile ilgili olarak uzman bilirkişi kurulundan alınan raporda: Yapılmakta olan tesisin etrafının işyerleri ile çevrili olduğu, işyerlerindeki elektrik cihazlarının kullanımının da katkısıyla ortamdaki elektrik alan şiddetinin yüksek olacağı, baz istasyonunun frekansının yüksekliği nedeniyle de ortamın manyetik elektrik kirliliğinin artacağı; tesisin bu haliyle insan bünyesini ve psikolojisini olumsuz yönde etkileyeceği ve kurulduğu yer itibariyle de şehrin konumuna uygun bulunmadığı belirtilmiştir. Şu durumda, davaya konu ve henüz yapım aşamasında bulunan tesisin mevcut hali ile zararlı etkilerinin varlığı saptanmış olup; bütünüyle faaliyete geçtiğinde ise, zararlı etkilerinin artış göstereceği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının, zararlı sonuçların daha fazla artmaması bakımından yapımın önlenmesini ve giderek tesisin kaldırılmasını istemekte hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece, açıklanan yönler gözetilerek istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken; somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy