(818 S. K. m. 41, 42, 43, 49)
Dava: Davacı Selda Ciğerci ( Onur ve Ogün'e velayeten ) vekili Avukat Elif Doğan Türkmen tarafından, davalı Yurdanur Özbilen aleyhine 3.3.1999 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.6.2002 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 8.2.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekilleri Avukat Gül Yarız Çilli, Avukat Metin Üstün ve Avukat Saim Onur Aycan ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat Bülent Maraklı geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, davalı tarafından evinin üzerine yaptırdığı çatının rüzgar etkisiyle aşağı düşürerek davacıların desteğinin ölümüne neden olmasından doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiştir.
Çatının uçmasından o gün meydana gelen fırtına neden olmuşsa da bu durum zararın oluşumunda illiyet bağını kesecek güçte değildir. Bu haliyle davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ancak, fırtınanın zararın artmasına katkıda bulunduğu ve hesaplanan zarar miktarı ile davalının ödeme gücü de gözetildiğinde BK.nun 43. maddesi uyarınca tazminat miktarından uygun bir indirim yapılması gerekirken, mahkemece bu yönün gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın ( 2 ) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenle reddine ve temyiz eden davalı yararına takdir olunan 400,00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 8.2.2005 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
BOZMAYA EK GEREKÇE :
Dava, davalı tarafından bina üzerine yaptırılmış olan çatının uçarak davacıların murisin üzerine düşmesi sonucu ölümüne neden olmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemini ilişkindir.
Davalı, kat maliklerinden olduğu dairesinin en üst katta bulunması nedeniyle üzerine çatı yaptırmıştır. Olay tarihinde hızlı rüzgarın da etkisiyle fen ve tekniğe uygun biçimde yapılmayan çatı uçarak davacıların murisinin ölümüne neden olmuştur.
Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 1999/340 Esas sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelenmesinde davalı 2/8 oranın da kusurlu bulunmuştur.
Mahkemece yerinde keşif yapıldıktan sonra İTÜ İnşaat Fakültesinden seçilmiş iki inşaat, bir meteoroloji mühendis bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi kurulu raporunda olay tarihindeki fırtına ve rüzgarın doğal afet niteliğinde olmadığı çatının fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmadığı için çatının yerinden koparak uçtuğu olayda davalının 8/8 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Mahkemece davacıların yoksun kaldıkları destek tazminatının hesaplanması için bilirkişiden rapor alınmıştır. Hesap bilirkişisi dosya içinde bulunan kayıt ve bilgilere göre iki seçenekli bir rapor düzenlemiştir. Birisi murisin ölümünden önce çalıştığı bildirilen Astra Zeneca ilaç firmasından alınmış 3/4/2001 tarihli bordrodaki ücret miktarına göre birisi de Nisan 2000 tarihinde SSK'ya verilmiş bildirgedeki aylık ücret miktarına göredir. Hesaplamada esas alınan murisin bilinen en son geliriyle ilgili miktarlar farklı olduğu için tazminat miktarında büyük fark meydana gelmiştir. Oysa asıl olan hesaplanacak tazminat miktarının zarara uğrayanların gerçek zararı kadar olmasıdır. Bu nedenle zarar hesabının yapılmasında gelir miktarı önemli bir unsur olduğundan ölenin gerçek geliri esas alınmalıdır.
Bilinen gerçek geliri kayıt belge gerekirse tanık anlatımları gibi delillerden yararlanılarak belirlenemez ise ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullarda gözetilerek gerekirse asgari ücret ölçü alınarak hesaplanmalıdır.
Kaldı ki ölenin sigortalı olarak SSK'ya verilmiş olduğu bildirge de gözetildiğinde tazminat hesabının asgari ücret esas alınarak yapılması gerçeğe ve hakkaniyete uygundur.
Davalıların murisi Nisan 2000 tarihinde olarak açıldığını ve prime esas ücretini gösteren bildirge vermiştir. Aynı anda Astra Zeneca ilaç firmasında çalıştığı ileri sürülerek adı geçen ilaç firmasında aldığı ücreti gösteren bir yazı alınmıştır. Murise ilaç firması tarafından bildirilen miktarda ücret ödenmiş ise, buna göre vergi kesintisi yapılmış olması gerekirdi.
Böyle bir araştırma yapılmadan salt ilaç firmasından alınmış bir yazıya itibar edilerek ( murisin son gelirinin bu miktarda olduğu kabul edilerek ) tazminat hesabı yapılmış olması yasaya aykırılık oluşturmaktadır.
Sayın çoğunluğun bozma nedenine katılmamıza karşın, davacıların yoksun kaldıkları destek tazminatının hesabında asgari ücret esas alınarak belirlenmiş olan miktara karar verilmesi gerektiğinin de bozma sebebi yapılması görüşündeyiz.
Full & Egal Universal Law Academy